21 Eylül 2015 Pazartesi

Ve buyuyor kadin

Kizginim belki de ofkeli. Kime neye ve neden bilmiyorum. Cevap aramaya kalkinca dakalbimin 50 bin kisilik Yeniçeri  ordusu ile gozlerime hucum baslattigini hissediyorum. Insan gercekten kendi kaderini kendimi yaziyor ? Aslinda bize birakilan baskasinin yasadigi kaderin tohumunu buyutmek degil mi ? Mesela annem yanlis bir evlilik yapmasaydi o yanlis evliligin meyvesi olmasaydim cok baska yerde cok baska insanlarin kendi kaderini yazma meraki yuzunden bir baskasinin daginikliklarini topluyor mu olurdum ? Hic bir sey bizim kendi kaderimiz degil. Bize birakilan mirasi sekillendirmek belki de. Bir cok insanin hayatini etkiliyor verdigimiz kararlar. Bakkaldan aldigin her ekmegin o bakkali ayakta tutmasi gibi. Mesela babam sonrdan evlenmeseydi iki cocuk daha yapmasaydi ve bir sekilde bizim ile ilgilenmesi gerektigini anlasaydi o zaman babamin kendi kaderini yazma meraki yuzunden yapmış oldugum hatali yapmazdim. Garip olan su ki hic bir hatam icin pisman degilim.savruk umursamaz ve dolu dolu gecirdigim yillarin ve acilarin kucucuk bir kizi nasil olgun bir kadin yaptigini fark edemezdim o zaman.kendimden yaslarca buyuk insanlar ile dostluk yapamaz oqnlri anlayamaz ya da kendimi anlatamazdim. Hergun telefon ile mesafelere karsi koydugum olmadi belki baba korkusu ile 1 gece disari cikmak icin annemi kandirma cabarim veli toplantisina gelen babar ile babamin kurdugu erkek dostluğu  yada ozgurce yasadigim bir cocuklugum da yoktu. Varsin olmasindi zaten. Ben kucuk yasta anne olmayi ogrendim. Bir anla yada evlattan cok ebeveyn  oldum. Yuklenmis onca sorumlulugun altinda ezildigim gunlerim annem fark etmesin diye dile getiremedigim dertlerim de oldu. Baskalarjna kendk derdimi dokmektense hel baskasinin derdini dinlerken  buldum kendimi. Cok bunaldigim da annemi arayip yakinmak istedigim de onun agrilari sikintilari daha agir basti.nasilsin nasil hissediyorsun yemek yedin mi diye sorulmasini bekledigim telefonlari hep "ben iyiyim beni boşver  anlat sen" diye gecistirmek zorunda kaldim. Susarak ciglik attim. En buyuk dert ortagimin yanlizligim oldugunu fark ettigim andan itibaren kimseye kendiligimden telefon etmemeye basladim. Eskiden ozledigim dostlarima aileme gunaydin mesajlari atarken yavas yavas o mesajlarin ben atmadigim icin bana atıldığını fark ettigimde de cevap vermedigimi fark ettim.
Umursamaz ve sorgulamaz tavrimin yaninda  bir cok kisiye icimden sitem eden bagrislar ile yakardigimi gordum. Sessiz cigliklarimin fark edilmesini istemedim.istemiyorum da. Ben artik dayatma ile yapilan seyleri sevmedim. Bende ozledim hadi gelsene yerine ah haftasonu sendeyim o zaman denmesini bekledim. Iclal Aydin'in " sarkilar seni söyler " siirinin tam ortasinda buldum kendimi. Onunda mutfagi benimki gibi dert ortagiydi. Ve ben bir kere daha sevdim tanimadigim bu kadini. Bilmedigim gormedigim birinin de benimle ayni duygulari hissetmesi icimi acitti. Bana ozgu degildi iste bir bir sey. O kendimi buldugum sarkilardaki acilari baskalari da hissediyordu. Yazmisti bunu ve herkes dinliyordu artik.ve simdi daha az uyudugumu fark ettim. Sahi o sevdigin uykulari ne zaman biraktim ben ? Ne ara gece yataktan kalkip sigara icer oldum. Oglne yemeginde nescafe icecek kadar neydi icimi burkan.daha cok kitap okumaya basladim. Daha cok muzik dinledigimi fark ettim. Ya da artık insanların dertlerini onemsemedigimi. Yeni aliskanliklarim guzeldi iste. Yeni bir seyler ogrenmeme ve farkli dusunmeme sebep olan seyler yani. Sonrada bana iyi gelenin aynada ki yansimam oldugunu fark ettim. Ic sesim o kadar gercek bir dosttu ki acimasizca her an bir tokat gibi vuruyordu yuzume dogrularini hayatin. Artik bir polyana degildim iste. Bunu da almisti sonunda insanlar elimden. Halbuki ben ne kadar da mutluydum hayal dunyamda. Artik hayal kuramiyorum. Daha cok gercekler ile konusuyorum. Pembe panjurlu goblen desneli beyaz bir abians kurdugum salonumda turlu turlu kurabiyeler yaptigim bir tane tozun ucusmadigi hayal odam da karsiladigim o kucuk dunyam yok artik. En kotusu de ne biliyor musun artik pembeyi sevmiyorum

19 Haziran 2015 Cuma

günümüz insan halleri

Şu an Bodrum'un essiz guzel ruzgarinda ayagini yorganima gore degilde veranda da koktuguma gore uzatip kahvemi ve sigarami iciyorum. Aslinda  hayatim ile ilgili yazmak istedigim okadar cok sey var ki. Hatirladigim 22 - 23 sene icin. Ama anlatmaya kuyamadigim seyler var mesela. Su kadarini kitaba saklayayim dedigim ya da. Mesela hasta bakmaktan nefret ediyorum. Hic tarzim olan bir sey degil. Hastayken ilgide beklemiyorum sadece anlayis. Bu sene geldik geleli ki 5 gun oluyor henuz annem dis agrisi ile kivraniyor. Ne yazik ki dis agrisini cok iyi bicimde biliyorum ve bir sey de yapamiyorum. Oyle ay sevgilim hasta olsunda corbalar yaoayim falan hic tarzim degil. Bana degmeyen yilan bin yasasin diye dusunen insanlardan da degilim. Haksizliga tahammulum yok. Mesela sinirlenince agzimdan cikan kelimelere mukayet olamiyorum. Gozlerim donuyor resmen. Pisman olsam da sonradan pek geri adim da atmiyorum. hatta bazen daha da ustune gidiyorum insanin. Öyle mıç mıç sevgililere de anlam veremem. Her dakika el ele goz goze. Bunalirim bi kere ben. Iki gun sonra kavga yaratirim. Annem huzursuzluktan beslendigimi soyler hep. Hic bir sozune bu kadar katilmamistim sanirim. Ayni karaktere sahip oldugum lise arkadasim Hande varm gecenlerde geldi bize. Onunla o kadar ayniyiz ki. Sinirimiz tepkilerimiz  yememiz icmemiz bile. Onunla cok iyi geliriz birbirimize. Karanliktan cok korkmam da deprem denilen illetten cok korkarim. Beni birak gecenin 3 u 5 i heryerden evime gram korkmadan donerim mesela. Gok gurultusunden korkarim ama.uykumda ata dogduktan sonra tilki uykusu oldu. Her sese ve isiga uyaniyorum. Cok nadir baygin yatarim oda gunlerin yorgunlugu ustume cokerse.
Eskiden su genc kizlik donemlerimde kiskancligin tavan yaptigi durumlardaydim. Adamin ele gecirilmedik ozel tek bir sosyal baglantisi kalmazdi. Esime de yaptim ilk tanistigimiz zamanlar. Ama insan hamur gibi yagruluyor zamanla. Mayalaniyor. Kabariyor Ve hayata hazir hale geliyor. Simdi kiskanmiyorum. Guvenmeyi ogrendim. ve kiskanilmakta istemiyorum. Eskiden cok hosuma giden su herseyime karisilma durumu suan gozume asiri eziklik ve guvensizlik olarak geliyor. Ciftler birbirine guvenmeliler. 
Esim ile yillar suresince okadar sey atlattik ki guvenmeyi ogrendik. Simdi herseyden evvel iki dostuz birbirimize karsi. 
Sadece erkek arkadaslarimi hem cinslerimden kiskanmadim ben. Annemi kardesimden kardesimi arkadaslarindan ve ailemi tum dostlarindan kiskandim. Mesela Arzu var liseye basladigin ilk yillarda genc fenerbahceliler tribununde tanidigim Ahsenin annesi. Ahsenle yillar bizi hic koparmadi. Aksine gun gectikce kuvvetlenen bir kardeslik elde ettik. Annesi ile de annem cok yakin arkadas oldular. Ve ben arzuyu ata dogana kadar kiskandim.. cunku annem bana kalan tek ebeveyndi. Paylaşmak  olmazdi. Ama cok istedim evlenmesini. Biz gencler evin yavru kuslariyiz nihayetinde. Ucup gidince yanliz kalmasini hic istemedim. 
O evlenmedi. Istemedi. Belki de bizim yuzumuzden nasip olmadi. Kim  baskasinin iki cocugunun sorumlulugunu tasimak isterki ? Babalari dahi istememisken usteliK. Annem keske evlenseydi de yanliz oldugu dusuncesi paralamasaydi icimi. 
Annemehep can yoldasi oldum. Bosandiklari gunden beri. Zamanla anne kiz iliskisinden cok iki arkadas olduk. Sirlar sorunlar hep birbirimize acildi. Nagehanla dertlesip beni almadiklari zamnalar cok kizardim. Tabi oldugun gibi kalmadim. Buyudukce iceri yollandigim konusmalara dahil oldum. Simdi ki uzun suredir de en yakin arkadasiyim annemin.  
Belki anne kiz iliskimizi korusaydik daha az kirici olabilirdim ona karsi. Hic gozden cikarmadim tabi ama kenara itip diledigimi yaptigim cok oldu. 
Hayatim %50 iyi ki % 50 keskelerim ile ayrilmis durumda. Bir yerde insanin kendine yapabilecegi en buyuk kotulugun keske demek oldugunu okumustum. Ama elde degil. Bir daha ki sefere diyemedigim seylerle dolu gecmisim. 
Mesela ;
keske babami zorla karsima oturtup istemiyor ise benim ile ilgilenmemesini ama kardesime sahte de olsa seviyormus ilgileniyormus gibi davranmasini soylerdim
mesela ; 
disci fobimi yillar oncesinde yenip bir cok tatilim de aglamadan takilabilmeyi isterdim.
mesela ; 
Sigaraya okadar cabuk baslamazdim
mesela ;
asik olmayi okadar cabuk ogrenmek istemezdim
mesela ; 
kendimi severek yasamayo ogrenirdim.
olmadi. 
Kendimi de sevmedim o gecis evrelerinde. 
Ortaokulda bir cok erkegin pesimde kosmasi uzerine tum kiz arkadaslarim bana dusman oldu. Hayir komik tarafi hic biri de umrumda degildi kizlarin. Biri bi toka alinca hepsi aynisindan alirdi.
hele bi Ezgi vardi.Son 2 sene katildi bizim sinifa sanirsin ingiltere kraliyet ailesinden gelme. Bir havalar bir havalar. Evine de gittim oyle bahsettigi gibi de degil hani durumlar. Belki de o zamanlardan geliyor bu hem cinslerime karsi olan sevgisiz ve guvensiz yanim. 
He guvendigim isimlerde oldu tabi ki.
su an bile kosa kosa gelemesede saatlerce telefinu kapatmadan beni sakinlestirebilecek isimler biliyorum. Dilhan gibi.
oda oksan sayesinde  tanidigim guzel kalpli kardesim.
her ozel günümüzde  yanyana olmadik belki ama su an arasam sanki daha bugun berabermisiz gibi konusmaya baslariz. Birbirimizi aramadigimiz icin kirilip trip attigimiz zamanlar geride kaldi. 
Hayati ogrendik cunku. Herkesin o bahsedilen hayat telasini. Para kazanma aile iliskileri saglik sevgililer derken hayatimiz bir arapsaci aslında.  Nasilda ayakta durup yasamayi beceriyoruz hayret dogrusu. 
Ergenlik donemlerimde barlarin onunden gecerken cok kiskanirdim insanlari. Bende gitmek istiyorum ne zaman buyuyecegim diye yirtinirdim.Ersin enistem 18 ime geldigimde kimligimi boynuma kolye gibi asmami ve her mekana girmemi soylerdi. Kimligimi asmadim boynuma ama cok yere gittim. Cok gezdim eglendim gordum. ..
ya zamaninda cok gezip doydugum icin ya da bilmeden annelik duygusunu cok oturttugun icin ustume simdi bi mekana gitsem yarim saat sonra evim evim diye atarim kendimi mekandan disari.kaldirmiyor kafam eski muzikleri tepinmeleri. Tun kadinalr guzellik yarisi icinde . Bazisi kimi kafalarim derdinde.
iste bu yuzdendir ki en sevdigim sey suan yaptigin sey. 
Bir basima herkes yatinca kahvemi sigarami icmek. Bazi geceler biralarim yada sarabim eslik eder bana. 
kendisi ile mutlu olmayi ogrenebilmeliymis demekki insan. Ne yazikki bizler bunu yasayarak ogreniyoruz hersey gibi. 
Belki de en guzeli budur. 
Yasamak.
Neden yasaklanmis bahcelere ah ederek gecirelim ki hayatimizi. 
Tad almadan ne anlami kaliyor ki o yaslarin. 


18 Haziran 2015 Perşembe

günümüz Haziran'i

Ben oldum olalı  şu seyahat hazırlıklarını sevmem. Eşyaları kombinle takısı ayakkabısı şuna şu saç yapılır ya şu ojeyi bulamazsam derken 2 haftam kafadan harap oluyor. Bide kilo aldım tabi. Şimdi hiç bir şeyi yakıştıramıyorum. Gezmek mi ?asla! Koca kıçıma tayttan başkası olmaz oldu. Bir de ayak bileklerim incecik. pet şişeye sokulmuş fil yavrusu gibi duruyor. Hele doğum çatlaklarından sonra giyilemeyen bikiniler. Ah salak üreticiler. Gün gectikçe daha da güzellerini üretip kendime olan öz güvenimi sıfırlıyorlar. Mayo giysem koca kıçımla beraber sırtımda kilo almış..
mina suratım güzel olduğu için  kilomun göze batmadığını söylese de kendimi onun kadar ince olduğum zamanları hatırlatıp ağır depresyona sokuyorum. 2013 ve 2014 yazında Ata daha bebek sayıldığı için birazda " yea ben yeni doğum yaotım ondan bu kilolar " diyip kandırdım kendimi. Zaten evde ailemle olmak kadar hiç bir şey  rahatlatmiyor beni. Önüme altın külçeler ser ben yine de ya evde otursak daha güzel olmaz mı diyorum Ata doğdu doğalı. Eh çocuk bakmak en az doğurmak kadar zor. Her evresi ayrı dert...
yeni doğduğunda anneme anne yeeaaa bu çok uyuyo hiç sevemeyecekmiyiz diye ağlıyordum.. sonra babanemin gelirken getirdiği yaprak sarmalarının gazabına uğradım ve kolik dönemine geçtik. Tam 8 ay ! Hiç uyumadığım günler geceler minnak bir bebek. Annem de sağolsun doğumuma 2 ay kala Bodrum'a taşınma kararı aldı. Bu biraz imalı bir durumdu. Onca sene taşınma sen kalk ben doğururken taşın. Kaçtı hatun resmen. Ona rağmen ilk 32 gün bizde kalmasi gözlerimi yaşarttı.
Yaşadığım şehirde teyzemlerin yazlığı var ara ara geliyorlar. Lakin teyzem panik bir kadın Ata gık dese Gizem Gizem koş Ata ağlıyor diyor. Yani bırakıp biraz dinleneyim desem zor. 
2 senedir de Bodrum' a her gelmeye hazırlandığımda annemden tonlarca söz alıyorum Ata' ya sen bak ben dinleneyim tamam mı diye . Her seferinde tamam dese de 47 yaşında kadın çıkıyor  birşeyleri.  Zaten uyku sorunu varm uyumak nedir unutmuş vaziyette..
bu sene de 2 hafta sürdü valiz hazırlığım.. eh iki kişilik hazırlanıyorsun bir de. Benim giyiceklerim kadar Ata'nınkiler de çok önemli. Kendime bubyıl bakım malzemelerim ve temel bir kaç kıyafetim 2 ayakkabım dışında bir şey  getirmedim. Zayıflayıp almanın  mutluluğunu yaşamak  istiyorum artik. Bedenim bu kilolara alışık  değil  zor taşıyor  ayaklarım.
Fakat komiktir Ata'ya ben dahil olmak üzere Sema teyzem annem toplam 9 çift  ayakkabı  almış getirmişiz..
evdeki son günüm  son toparlanmaları yaparak geçti.  Öğle saatlerinde vefalı kardeş Mina çat kapı geldi. Saçlarımı yaptı  , makyaj kaş derken ruhuma iyi gelen bu yüzü aklıma kazıdım. Bazen pekte memnun olmadığı  bir şeyden  bahsederken üst dudağını şişiriyor mesela. En az 10 kez sarılıp seni özleyeceğim ne olur çabuk gel diyor. Onun tarafından  sevildiğimi anlamamak aptallık olur. 
Ama vefalı insanlar işte bunlar. Annesi Ayşegül ile 3 numara Ezgi de o sıcakta minibüs gelmemesine rağmen bizim iğrenç yokuşumuzu çekip 10 dakalığına vedaya gelmişler. ne şans ama ! Değer verenler bir yolunu elbet buluyor. Bu arada 2. Numara Esra var bir de. Olgun yüz hatları kumral uzun saçları ön dişi kırık. 15 yaşlarında. Ilk gittiğimde Esra yoktu. Sonraki gidişimde karşılaştık. Beni sevmiş olacak ki oturup masa da karşıma  muhabbet etmeye başladı. Oek sevmezmiş halbuki öyle geçip yeni tanıştıkları ile sohbet etmeyi. Gülerken gözlerini kısıyor. gamzeli yanakları elmacık kemileri ile bulusuyor iyiden iyiye. Onu da bekledim vedaya gelir diye. Lakin durumlar iç dünyasında biraz karışıkmıŞ. Olsun varsın yola çıktığımda attığı o sevgi dolu uğurlama mesajı gelmiş kadar olmasını sağladı.
ben evimden ayrılırken içim  hep bir buruk oluyor.
derler ya gidipte dönmemek dönüpte bulamamak heh işte tamda bu yüzden. Kendime ait tek yerim orası. Rahat hissediyorum.  Istediğim gibi yatıyor istediğim yemeği yapıyor istersem duştan saatlerce çıkmıyorum. Ama başkasında öyle mi ?!
annenin evi bile olsa uçuo gitmişsin oradan. Eskisi gibi benimsetmiyor o ev kendini sana. kendi odan yok , sabah kalkar kalkmaz Ata'yı bırakabildiğin Süleyman yok .. 
zor şey yani evimden ayrılmak. Bazen bunalıp eskisi gibi çantamı alıp başka şehirlere gitme özgürlüğümü aramıyor değilim. Ver elini sinop peh ! Ne tatiller ne tatiller.
özgür olmak güzel şey. Kendin için yaşAmak ama sadece kendin...
şimdi  daha mutluyum. mutlukuğundan mutluluklar doğurduğum bir evladım var çok şükür.  Ama anne olmak esir olmak değil ki. Özlemlerimi dile getirdiğimde bana deliymişim gibi bakan insanlara deli oluyorum. Bir de o itici " ay hepimiz çocuk  baktık kolay mı sandın sen öyle" demeleri ! Al eline bıçak  hepsine Harakiri  yap.Ama yapmıyorum  işte. Anlatmaya çalışıyorum. Bunalmış olmam çocuğumu sevmediğimden değil bitmişliğimden. Hayatımda sadece çocuğuma bakmadım ki ben. Tek derdim uykusuzluk da değildi. 
Kimse neyin var demediğinden ara ara ettiğim isyanlara şımarıklık olarak bakıyorlar.birine birşey anlatıyorsam kısacası dertleşiyorsam o benden daha dertli çıkıyor konuşmanın sonunda. Ağrım varsa onların daha çOk var. bir de çok mutluysam mesela.... ya mutsuzlukları ile herşeyi ağzıma sokuyorlar  ya da daha da mutlu olduklarını anlatıp kendi mutluluk seviyemi incelememe sebep oluyorlar. 
Ata da bir garip çocuk. Seyahat edeceğimizi anladığı zaman uyumuyor. Üstüne size kolay görünen bana zulüm yol.
kocaeli - Sabiha Gökçen  Havaalanı sağolsun ki Ferhat abi sayesinde 1 saat 15 dakika civarı sürüyor. 1 2 saat önceden orada olacaksın. Ata annem ben yemek yiyerek arada terasa geçerek bunu da atlatıyoruz. Son anlarda Ata sıkılıyor haklı çocuk tüm havaalanında kovalamaca başlıyor. Uçakta sana yaptımı 50 dakika rötar. . Oh ne ala !!
Milas hava alanına gitmek 50 dakika valiz al falan derken 1 saat ne etti 6 saat ! Ordanda annemin evine geçme faslı var. Normalde havaş ile Bodrum ordan gündoğan oradan da annemin evine gitmek gerek  boyle toplarsak en az 3 saatte bu etti 9 saat.
eheeeey be ! Tabi ikidir sevgili kayın biladerim alıp eve götürüyor da sayesinde maksimum havaalanından çıkınca 1 saate evde oluyoruz. 
Diyeceğim şu ki seyahat zor zanaat. 
Hele öyle çoluk çocuk falan ı - ıh ! evindekinden daha çok koşuyorsun başta. Pahalı memleket bir de. 
Sevmiyorum ben öyle  uzun süre kalmalı şeyleri artık. Haklı gerekçelerimde olduğuna göre  en temizi her fırsat bulduğumda kitap okumak. 
Ancak o zaman dinleniyorum çünkü  onu fark ettim. Deneyin derim..
seyahat ederken kombinlemeyin eşyalarınızı  artik benim gibi. olmuyor 20 oarçanın 9 u giyilmiyor.hatta o 9 parça belki hić giyilmemiş bile olabilir. öyle almışız zamanında  ama. Tipide cazio değil . Korkma tatlım tek değilsin bende yaşıyorum  aynısını.  
Günümüz  tatili haziran aynın  15inde başladı.  Yaklaşık  2 aylık bir serüven. 
hayırlısını dile Gizem  hatta çok dinlenio kilo vereceğine odaklan. Çok tatlısın.
öptüm

12 Haziran 2015 Cuma

9 yaş depresyonu

Adadan donerken goz yaslarima hakim olamiyor her daim agliyordum. Hickirarak. Ic ceke ceke. Biri gelse gorse halimi kesin bir yakinim öldü sanar. Dedem kizim niye ağlıyorsun seneye yine gelicez dediginde " ya ne senesi be ne senesi ben 9 yaz askimdan ayrilmisim ne diyon amcam sen ?! Siz gelin seneye beni de alin dönerken indirin musait bi yerde ben bulurum yolumu. Hem restorantin numarasi var o gelir alir beni tekirdagdan da. Ama para verin. Nerde kalcam ne yicem iccem ben yeaaa istemiyorum donmek niye daha cok para biriktirmediniz biye daha cok kalmadik ki. E beni adada ise sokun pansiyon paramizi ben oderim istemiyorum ya istemiyorummmmmm diye icimden gecirsem de dedeme hic oyle uzuldum tatil bitti diye diyorum. O heybetli adama göt kadar boyumla size yalan soyleye soyleye manita yaptim 1 birada sarhos oldum falan desem beni otobusun arkasina urganla baglar istanbula kadar oyle goturur biliyorum yani.
oyle boyle donduk istanbula. Ne soguk memleketmis burasi. Havasi degil insanlari. BInalari. SokAKlari. Yazik oldu. Halbuki o 1.5 ay bu zamanin 1.5 senesine bedeldi. Okul arkadaslarimi 1 hafta ust uste gormeye tahammul edemiyorken cocugun teki ile her an dip dibe. Oyle yılışık yılışık hareketleri de yoktU. Adanin populer delikanlisi. Sayesinde artik adada daha cok kiz dusmanim vardi.
hayret bir sey yahu.!
kimsenin elinden almadim ki adami. Ustelik o sevdi geldi bana ne dusmanlik yapiyorsunuz. Toplanin evine molotof atin banane ya! Genel olarak adadaki kizlardan farkliydiM. Beyaz tenimi hic bronzlastirmadim. Kocaman yesil gozlerim acik kumral saclarim ile altin dis gibi cikiyordum ortaya. Emindim oyle olduguna . En azindan rengim farkliydi. 
Belki de bu yuzden cektim Boranin dikkatini. Kocaman ön dislerime ragmen. Gece denize girme korkumu ayakkabilarimi cikartip zorla sirtinda denize tasiyarak yenmemi saglamisti. Sahil boyu suda yurumustuk. Dizlerimize kadar. Hatta hic cikmak istememistim Denizden. Etrafimiza bakinca hersey ne kadar telasli gozukuyordu. Gulenler bile acele acele guluyordu sanki.
istanbul da ilk isim 50. Yil parkinin ust girinde ki kaset satan abinin dukkanina gitmek oldu.
kullenen ask albumumu aldigim gibi eve kostum. 
Ilk isim yatagima kaset calarimi koyup yataga uzanmak oldu.
kac kez dinledim bilmiyorum.  Annem eve gelince kahkahayi patlatti.
arada telefonla konusurken bahsediyordum ona boradan. 
Yaz askin cengiz sever mi cikti dedi. Yine guldu.
jilette istermisin dedi yine guldu.
ne ? 
Yaz askimi ?
ne diyon bacim sen ? Demek istesemde diyemedim. Bunun yerine basimi yastiga koyup daha cok agladim. 
Sonra canimin yandigini hissedecek ki saka yapiyorum hayatim seneye soz yine gondericem seni dedi. 
Ikimizin sarkisini ezberledim.
hergun soz verdigim gibi dinledim.
mahallenin bıçkın delikanlilarindan gelen teklifleri red ettim. SaDik kalicaktim sonucta soz vermistim unutmayacagim diye.
sokakta sonrasinda bana dunyanin kazigini atan sozde en yakin arkadasim ceren ile ip atliyor valeybol oynuyor boradan uzakta oldugumu bir sekilde unutuyordum. Eve gidene kadar. 
Sanirsin yillardir sure gelen iliskim bir kaltak yuzunden bitti aldatildim cocugum ile yari yolda kaldim kaziklanip tum parami caldirdim evden atildim tum insanlar tarafindan suclandim. 
Lan alti ustu yaz askiMdan ayrildim.
yazik. 
Sevmeyi ogrenmek ne de aci doluymus.
nede korkuyormus insan unutulacak diye.
cokta dusmanim var zaten kaltaklar hemen atlayacak cocugun ustune.
allahim allahim tum kaltaklarin sonunu getir lutfen

11 Haziran 2015 Perşembe

merhaba aşk

Dördüncü sinif 1998-1999 donemine denk geldi. 
Sonunda bir sinifi daha pekiyilerle bitirmis olmanin sevinci icindeydim. Ustelik annem okul aile birligimiz de olan ve ayni zamanda oglu Hakan kardesiminde sinif arkadasi olan Belgin teyze ile tanisti. Okul cikislari arada onlara yemek yemege giderdik. Gitmedigimiz zamanlarda da okulda nasiliz acmiyiz tokmuyuz bizi kollardi. Dolgun dudakli karamelin bir ton koyusu saclari vardi. ElMacik kemikleri çıkik çıkık duruyordu. Agrasifti biraz. Hakan ile Izel yaramazlik yaptiginda bir güzel bagirir hemen sustururdu onlari. Yeni dostluklar edinmenin garip huzurunu yasiyorduk. 
Okul karnelerimizi alinca babanemler bizi gecen sene oldugu gibi 1 1,5 ayligina marmara adasina gotureceklerini soylediler. 
Aman Allah'im ! 
Nasil mutluluk...
bu sene icin gorusmek uzere sozlestigim arkadaslarim vardi ustelik. Kizlarin kiskancliklari o denli rahatsiz ediciydi ki en yakin arkadasim adada Kerem , Ender ve adini suan hatirlayamadigim bir kac okadarda yakin olmayan arkadasti. 
ValizlErimiz hazirlandi.
once istanbuldan tekirdaga oradanda seyhan 4 gemisi ile marmara adasi çınarlı köyüne ulastik. Tum koyu 15 dakikada gezebiliyordun. Gemi Baris Manco"nun el salla sarkisi ile yanasiyor ve kalkiyordu. Taniyan tanimayan herkes el sallardi. Ne guzel gelenekti ama. Her oglen 11 de iskeleye gider tekirdaga giden yolculara el sallardim. Tüh be adadan gidiyorlar cok yazik diye gecirerek icimden. O an bana imkan verseler bu adada yasayabilirdim. Okulu kucucukmus falan banane. mutluydum ben orada. Babami gorme olasiligimda yoktu ayrica. Daha ne isterim ki Allahtan. 
Guzel bir gelenegi de saat 4 -5 sularinda un kurabiyeci amcanin 5 er metre ara ile kumsalin her yerinde teknesi ile durmasiydi. Oglenleri yemek yemezdim un kurabiyesine yer kalsin diye. Teknenin sesini duyunca parami avcuma sıkı sıkı alır duracagi noktada bir cok insan gibi beklerdim.
yillar sonra o amcanin vefat ettigini ogrendim. Uzaktan bir akraba gibiydi sonucta onca yil. cok yanmasa da baya acimisti canim. Gecmis hatiralarimdan biri ebediyen yok olmustu.
1999 yazi seyhan 4 ten indigim gibi bir once ki yil kaldigimiz pansiyona gittik. Fakat bir sey dank etti aklima ya bu sene tanimazsa beni arkadaslarim ? 
Ama sozlesmistik ya bosami hatirlarlar heralde doye dusune dusune valizimi bosalttim. Varis saatimiz aksam 6 sulari oldugu icin denize girmek yerine aksam yemegimi yiyip guzelce de suslenip sahilde yurumeye basladim. Taniyan birileri mutlaka cikar bu yolda. Ilk once barbaroslar ile karsilastim. Nese hala kiskanc bakisli sinsi birseydi. Kaltak nasilda zayifti. 
Sonra kemalle karsilastik gecen senemizden bahsedip yurumeye başladık. SirA ile muratlar ender kerem derken tum adada tanidigim ve iyi anlasan grup ile iştur un cafesinde oturup muhabbet etmeye basladik. YanliZ burda bi farklilik carpti gozume. 
Bir dakika bir dakika.
once bende bir degisim var.
karnimda ki kramp mi ? Cisim mi geldi yoksa ?
yo yo ikiside degil. NOluyor yahu yuzum neden kizariyor. Ah burasi cok sicak oldu. Kalbim yerinden cikmaya mi niyetlendi nedir yani. Gozlerim tek bir noktada kilitlendI. Baska kimsenin sesini ayirt etmiyorum.
he ne bana mi dediniz ne o ne dedin dalmisim diye cevap vermeye basladim. yaklasik 5 -6 dakika sonra ellerimde ki uyusma gecti. Karnimda kelebekler sakin tavirlar ile harekete basladi. Tamam normal nefes aliyorum.
allahim asik oldum.
gercekten bahsettikleri ask denilen sey buymus iste.
ah adada yasamam icin bir sebep daha. 
O..
karsimda ve bana bakiyor.
hey delikanli adin ne gibi seyler gecirsemde icimden masumane gulucukler disinda hic bir tepki yok suratimda. Bilmiyorum ki ben boyle seyleri ne denir ne soylenir.
gUnesten kavrulmus bir ten rengi. ( ki ben yanmamak icin gunese cikmam beyaz kalayim diye!) Ah bir anda bronzluga sempati duydum. 
Uzun boylu hafif kepce ..
gozleri yesil mi mavi mi allahim bakamiyorum bile. Sesi ne ince ne kalin. Belli benden cokta buyuk degil. Bakislarini yakalayinca ikimizde gulumseyerek kafamizi ceviriyoruz.
derken beklenen adim sanirim hareketlerimizi fark eden Keremden geldi.
a siz tanismiyorsunuz sanirim Bora - Gizem dedi...
nasil guzel bir isim. 
Zaten boyle bir tipe boyle bir isim yakisirdi.. 
isimleRimizi ogrenince muhabbet etmek kolay oldu. Yanima oturdu sanki ayri masada gibi ikimiz konusmaya basladik. Yasimiz , okulumuz , kac senedir geldigim falan derken izin saatim 00.00 de bittigi icin kalkmak durumunda kaldim. Ben birakayim seni eve dedi. Kalkti babasinin restorantinin onunden gecerken babasini falan gosterdi. Ah nasil bir utanmak bende ki ! Baba Kulturumde yok tabi. 
O uzun yol bir anda bitti. Eve girdim. Tum gece yatakta donup ertesi gun olmasini bekledim. 1.5 ay hergun denize girdik kışın ahır yazin disco olan mavi ayda dans ettik. Icki ictik. Kumsalda uzandik  okey oynadik. Yaptigimiz hersey hergun degisti  tum cinarliyi bana gezdirdi sacimla oynadi. Degismeyen tek sey aksamlari yine beni eve birakmasi oldu.zaman cabuk gecermis gercekten. 
Ne zaman buluşuyoruz da aksam oluyor anlamiyordum bilE. Cok gulerdik. Bir de bıçkın delikanli cok kiskanirdi. Oyle kumsalda bikinilerle kosmak falan bize ters.
memem bile yoktu halbuki daha.
ilk askimla tanismistim. O da asikti emindim. Babasi restorant da yardim istediginde oldugum yere tuvalete gitme bahanesi ile gelir 5 dakika oturur geri giderdi. Bazen babasi benim restorantin onunden 2500 uncu gecisimde hadi git kizin yanina diye yolladi yanima. Ama napiyim Ayhan baba seviyorum oglunu. Sevmeyi ogreniyorum. Gitme gunum yaklastikca guluslerimiz azalDi. Daha cok neden bukadar cabuk gittigime odaklandik. Kışın gelirim belki istanbula dedi.
benden 3 yas buyuk ilk askim. Bi sarki tutalim bizim olsun dedi. 
Arabesk dinlerdi.Restorantta da hep cengiz kurtoglu calardi. Babasindan gelme cengiz sevgisi belli.
cengiz kurtoglu kim bilmem. Sarkilarini sadece onlarin ordan gecerken duyarim. 
Cengiz babadan olsun mu sarkimiz dedi. Varsin olsun lan seni mi kiricam.
kullenen ask olsun dedi. 
Olsun dedim.
bana soz ver dedi. Kimseyi sevmeyeceksin. Seneye yine benim yanima geliceksin. adreslerimize hep mektup gondericez. O sarki sadece ikimizin sarkisi olucak kasetini al ve hergun 1 kere benim icin dinle.. bu ev telefonum firsat buldukca ara. Yesil gozlerini asla cikarmayacagim kafamdan. Lutfen beni unutma dedi son gecemizde. 
Yine evime birakti beni. 
Uzgundum.
hunGur hungur agliyordum yatakta. O gece bitmek bilmedi. Halbuki ne de cabuk geciyordu zaman. 
10.30 da seyhan 4 e bindik tekirdaga geri gitmek icin. Benim uzulup el salladigim gibi simdi insanlar bana bize gemideki herkese el salliyordu.
ve bir an . Mutlu mu olsam uzulsem mi bilemedim. 10 da kalkamayan Bora.. 
tam karsimda. El salliyor. Bir an kocaman bir gulumseme ile el sallamaya basladim. Allahim bu an hic bitmesin. Tam karsimda iste. Usulca el salliyor bana. Benim icin gelmis. 
Cocukluk iste. Bir veda gulumsemesi bile isitiyor insanin canini.
gemi kalkti. Yavas yavas uzaklasti iskeleden. Az sonra borayi secemez oldu gozlerim. Ve bir korku icimde ya unutursa beni diye...

Iste ben ilk askimla da 9 yasinda tanistim.
bir adami gormemek icin caba verirken baska bir adama ozlemler dogurdum o gemi adadan iyice uzaklasirKeN.
olacakti elbet baska sevgilileri.
babam anneme sadik mi kalmis ki elin ergeni beklesin beni.
ama yok !
emindim ..
bekleyecekti Bora beni. 
Bekledi mi ki.?
Bekledigimize degdi mi ki ? Bilinmez. 
Boyle zor gecti ilk askimla tanistigim yazA veda.
belki de her veda gercekten yeni bir baslangictir mesela...

10 Haziran 2015 Çarşamba

9 yaş

Insan garip bir varlık. Tüm kayıplara , tüm değişimlere alışıyor. Niye peki ? Bu mücadele neye ? Ne elde ediyorsun da sonunda ayaklarında değil yüreğinde derman kalmayana kadar koşuyorsun. Mutluluk bulaşıcı değil ne yazık ki. Ama hüzün ve keder anında sarıyor dört bir yanını. Duvarlar değil sadece gökyüzü geliyor üzerine bazen. Çıkıp en yüksek tepeye bağırasın haykırasın geliyor. Sanki koca dünya bir olmuş üstüne üstüne geliyor. Hepsi bir yandan. Anlaşmışlar da daha ne derece dibe vurdura biliriz diye yuvarlak masa toplantısı yapıyorlar. Sonuç vurun bir çelme daha..!
tabi bunları anlamam da zaman aldı. Yüreğim ne kadardı ki ?! 
9 yaş...
bir çok şeyin başlangıcıydı benim iÇiN. Alıştığım arkadaşlarım , kaltak ögretmenim , okulda ki sıram , Okşan , balkondan bakınca babamın kapının önünden geçme ihtimali... artık hiç biri yoktu. Okşan vardı. Ama yoktu. Artık sıra arkadaşım değil , okul çıkışlarımız onun güler suratını her gün görme ihtimalim kalmamıştı. OKulların başkalaşması bizim de başkalaşmamızın başıydı. Büyüyorduk ve bundan haberimiz yoktu. Evdeki oyuncaklarımı azaltmak ile başlamıştım halbuki köklü değişime. Barbie bebekler ilgimi çekmemeye başlamıştı. Kaltak öğretmenim sayesinde nefret ettiğim derslerimden yeni şişko oğretmenim sayesinde yeniden sevmeyi çalısmayı öğrenmiştim. Sınıf arkadaşlarım , en yakın arkadaşım olmuş olan Gözde , yeni evimiz , yeni okulum kısacası herşey ve hersey hayatı ögrenmem icin buyuk etki ediyordu. Derslerimi muzik dinlemeden calisamiyordum. Ve ondan sonrada asla sessiz ortamda ders calisamadim. Yatagin uzerinde kaset calarim radyo acik yatagimin uzerinde gecirirdim saatlerimi kalemim defterim ve sisko ogretmenin bize kitledigi tum odevler ile. 
Annemin işleri yoluna girmis artik maddi sıkıntılar son bulmustu. Hic unutmam bir gece annemle salonda tv karsisina gecmis buyuk buyuk eriklerden yiyorduk. Ben koca erigi o kucuk agzima atip yemege calisinca cekirdek bogazimda kaldi.
yutamadim.
YuTkunamadim.
nefes alip veremedim.
annem koca surahi suyu agzimdan iceri bosaltti.
yine gitmedi.
ayaklarimdan tutup tepe takli salladi .
yine gitmedi.
arkamdan sarilip salladi.
olmadi.
enson banyoya kostu ve yere yığıldı.
ayagi kaymisti beni kurtarmak icin her yeri su yaparken. 
Bu arada kac saniye gecti ne oluyor fark etmemeye baslamis sadece mosmor bir yuz ile annemin pesinde kurtulmak icin kosturuyorum. Sanki yasamin sonu gibi. Kardesim yoktu evde. Gozlerim onu aradi. Kurtulmak icin bir insanin nasil mucadele edebilecegini fark ettim. Annem cagresizce kosturuyor aklina gelen herseyi deniyor lakin evladinin gozu onunden gidecegi korkusunu gozlerinden gorebiliyordun. 
BaNyoya kostum ardindan. Annemi oyle gorunce yumrugumu bogazima olduresiye bir darbe ile gecirdim. O sirada garip bir his ile yumusadigini fark etmistim nefes borumun. Sanki o kan dolan suratim yavas yavas pembelesiyor ve normale donuyordu. Ellerimde ki karincalanma gecti. Nefes aldim en derin sekilde. Anneme kostum cani yandi diye. 
Annemin cani yandi ya kendi acim su gibi emilip gitmis onun derdine care olmak icin debelenmeye baslamistim.
9 yadindaydim henuz.
hayatimin 3te 1lik kisMi. 
Babamin dogum gunume zorla katildigi yas hani. Isleri vardi sonucta. Mahalllede tavlamasi gereken bir iki bekar hatun daha vardir belki. 
ne uzuntuydu ama.
hala o aksam gozumun onunden gitmiyor.
Salonun beyaz aydinlatmalari altinda babanemin yavruagzi koltuklarinda oturuyorduk. O odaya sadece ozel gunlerde girilirdi. CiKarkende ayagimizla pembe halida kalkan yerleri duzeltirdik. Koltuklarda beyaz yusufcuk modelleri. Hala onlari kullaniyor ve hala yeni gibi.
buyuk komidinin tepesinde dedemin kazasker avci klubu kimligi ile gittigi avcilik seruvenlerinden gelen kuslar...
korkardim onlardan sanki her an uzerime ucacaklar.
seneler sonra dedem vefat edince istedim de cok eskiler diye vermedi babanem kendide evinde 1 tanesini birakti.
oturma odasinda dedemin uzandigi cekyatin ayak ucuna tvnin tam onune minderler koyardi babanem. Orda otururdum. Arada dedem ince ve uzun oldugum icin misir ineggiiiii gelde su ayaklarimi iki sıkıver derdi. Kosa kosa cikardim koltuga da kolonyalar ile ovardim ayaklarini. Keske yasasaydi da yine ovmayi nasip etseydi Allah. Ne guzel kalpli bir adamdi o. 
Dedem aksam yemegi vakti gelirdi kahveden.bazen ben gider alirdim onu. Yasli amcalarin icine girdigimde hepsi "fevzi beyyy senin minik hanim veldi yemek saati" derdi. Tutardim da elinden oyle gecerdik eve.
o bile halamin yaptigi dogum gunumde erkenden gelmisti eve.halam karpuzun yarisi seklinde kocaman cikolatali pasta yaptirmisti. Uzerinde 9 tane mum. Babamda zorla dahi olsa benim icin gelmisti ya ne buyuk mutluluktu icimi burkan.
kirilmakla mutluluk arasi garip duygular.
mumlarimizi ufledigimiz gibi babam cok yorgun oldugunu soyleyip giris kata tasindigi dairesine inmisti. Bende aksamin o karanliginda annem ve kardesimin yanina. Zaten bir iki sokak asagidayi yeni evimiz.
dedem cok kizardi babama. çocukların ile ilgilen diye her seferinde bagirislarini duyardik. 
Lakin babam annemle bosandiktan sonra kapimizin onunde duran 3 arabamizi satmakla baslamisti ise.
yeni yeni isler kurarak dedeme arsalar sattiriyor onlarinda parasini batiriyordu. O da evlatti onlar icin. Atsan atilmaz satsan satilmaz ne yapsalardi.
olsun varsin..
ne alkolune care bulmus ne evlatlari ile ilgilenmis nede iyi bir evlat olmayi basarmisti sonucta.
okulum Sinif arkadaslarim ve mahallede yani edindigim arkadaslarim unutturmustu bana herseyi. 
Herseye ramen mutluydum.
aNnemin o ozledigim kahkahalari cinlatiyordu yine evimizi.
9 yas ne kudretli bir adimdin sen hayatimda. 

6 Haziran 2015 Cumartesi

Melek Kanatları

Hayatim da iyi kotu seyler yasamama sebep olan ve bunlari asla unutmamami saglayan bir cok insan var. Az degil 27 sene dedigimiz sey. Hele bir de hayati erken ogrenmeye basladiysan daha da iyi anliyorsun olaylari.
Melek halamın eşinin yeğeniydi. Annem ile babam evliyken de görüşürlermiş lakin benim hafızamda sadece boşandıktan sonrası var. Çiftehavuzlar da Melek'in eşi Nejdet'in iş yerinin üst katında ki kiralık daireye taşınmamız ile başlıyor hafızamda ki anılar. Tatile gidemediğimiz zamanlarda Bayramoğlu'nda ki yazlıklarına götürürdu bizi.
oğlu Arkın ile kardeşim yaşitti. Denize havuza beraber gider okul cikislari haftasonlari da beraber oynarlardi. 
Tatile goturdukleri bir yaz benim ergenlik donemimin tavan yaptigi bir donemdi. Baslarinin etini yemistim benim burada arkadasim yok ne isim var diye.
kucugum daha. Saniyorum ki her yerde arkadasim olmak zorunda. Yalnızlık buyuk korkum. 
Melek buyuk bir sabir ile benimle de ilgilendi. Zaten annem ile ben 1 2 gun kalip eve donduk. Annem haftasonu tatilinde idi. 
Melek Urfalı. Koyu tenli , kalın dudakli. Onu hep koyu kestane saclari ile gordum. Tarzini hic bozmadi. Bir sey anlatirken ellerini agzina goturup ifadelerde bulunmasi insani hayranlikla izlemeye iterdi.agzindan hic kotu bir sey duymadim. Hep iyi seyler soylerdi bize. Esi ve oglu cildirttigi zamanlar bize kacar yakasini cekerek " biktim Funda biktim canimimi istiyorlar anlamiyorum" derdi. Ertesi gun yine gulumseyerek acardi kapisini. 
Ben lisede iken 2. Cocuguna hamile kaldi. HamiLelerin fali cikar kim dediyse Benim isin suyunu cikarmami saglamis ve hergun okul cikisi melek' e gidip fal baktirmama neden olmustu. 
Sevgililerim okul annemle atismalarim herseyi bildigi halde usanmadan bikmadan bakardi falima. Arada sancisi girip karnini tutardi. Ne guzel olurdu o an. Zaten melek gibi bir kadindi gozlerimin onunde bir cana daha can veriyordu.
bazi insanlar hayatiniza Hızır olarak girer. Kollarini kanatlarini sizin uzerinize serer. Bilirsiniz ki ne olursa olsun sizi koruyacak insanlar var. Guvenirsiniz. Herkes gitse onlar oradadir. Uzaktasinizdir ama can'sinizdir.
babamin ölüm haberini aldigimizda yine gozlerim onu secti ilk basta. Hastaneye gidiyorduk Burcu'da gelmisti yanimiza. Inonu caddesinde ellerimi yumruk yapip kitlemis dislerimi birbirine gecirnis titredigim bi anda melek'in cigliklarini hatirliyorum ellerini acin Gizem dislerini serbwst birak Allahim koru kizimi Gizem bana bak diye bagiriyordu. Ellerimi kardesimin avuclarina gecirdigimi fark edince kendime gelmistim. Canimin canini yakmamaliydim ya. 
Gecen sene Bodrum da beraberdik. HaYret bir sey hic yaslanmadi. Sadece belli hayat artik onu yormus. Gozleri daliyor surekli. Endiseli hayattan. Elleri koca bir yalnizligi sarar gibi hareket ediyor. Vucudu hala cok guzel. Teni saci hep ayni. Belkide insanin icine huzur veren budur. BildigiN insanin hic degismemesi. Seneler sonra bile ayni gulumsemesi. Ruhu yaslanmis ne olacak ! Bakislari ayni ya ! Hala atiyor ya kalbi iyilikle varsin dursun dunya ...

degisim

Ne yazik ki nefret kelimesi cok kucuk yaslarda yazildi yuregime. Insanin kaderini degistirecek seylerin ne zaman karsisina cikacagi belli olmuyor.
3. Siniftan 4. Sinifa gecisim sevinc dolu olmustu. Sevda ogretmenin nefret dolu bakislarindan o asagilik sozlerinden kurtulmustum. Lakin buyuk bir nefret vardi icimde ona karsi. Sadece ona karsi degil adi sevda olan acik kestane sacli bugday tenli olup bordo ruj suren ve sacinin onunu kabartmali hafif bukle yapan herkese karsi. Ilk basta annem isini degistirdi. Buyuk bir yag firmasinda ceo asistani olarak ise basladi. Maasi ona gore artti. Bizi idealtepede oksanlarin yokusunun tam tersi istikametinde bir apartanin giris katina yerlestirDi. Oksan ile evlerimiz bir sokagin basi ve sonu sonu gibiydi. okullarimizda oyle. 
Yatak odamiz cok buyuktu. Cift kisilik bir yatakta 3umuz yatiyorduk. Yatagimizin tam karsisinda ki gardropa tum esyalarimiz sigiyordu. Jakuzili bir banyomuz ve bembeyaz amerikan mutfakli bir salonumuz vardi. Cok sandalyemiz olmadigi icin teyzemler yemege gelince ayakkabilik ustunde oturanlar olurdu. 
O zamanlar ne oldugunu bilmedigim ekonomik kriz vardi Turkiye de. Evimizin kirasi dolar bazindaydi. 200 dolar oduyordu annem 1998 1999 doneminde. Bahcesine izelle malta erigi yer gomerdik ki agaci ciksin diye. 
Zamanla evimiz esya doldu lakin kriz buyumus kiramiz tavan yapmis haldeydi. Maddi olarak annemin cok zorluk çektiğini gormemek aptallik olurdu. 
Yeni okulumun ilk gunu benim icin korku doluydu. Eski okulumdan ogretmenim yuzunden nefret etmistim fakat herkesi tanirdim. Yeni okula baslayacagim gun oksanin sevmedigim kuzeni didem bile guzel gorunmustu gozume. 
CaM tarafinda 4. Yada 5. Sirada albi genis sarisin bir kizin yanina oturdum. Arka siramizdaki incecik sarisin kiz da ikizi imis. Lakin hic benzemiyorlardi. Yaninda oturdugum hafif tombul kizin adi gozde idi. IkiZi gizem. Gizemin en yakin arkadasi da melis. 
Herkesin suratinda bi huzun vardi ben yeni kalem kutumu ve defterlerimi siraya dizerken. Yurtta kalan Hulyanin sirasinin bos tarafinda ise guller. En son yazisini okudular o bos sirada ki kizin " bunu yazan bir bocek elbet bir gun ölecek ama bu yazi kalplerden silinmeyecek".
algilamaya calistim ne oldugunu. Terettut isinde gozde ye ne oldugunu sordugumda sinif arkadaslarinin ne kadar iyi oldugunu anlatti. Yaz tatilinde olmus olay. Ailesi ile birlikte arabada. Cennette dediler öldü dediler.
kucucuk kiz mi olmustu ? 
nasil olur ki buyukler olmuyormuydu sadece ?
ben bir tek sarisin saclarina hasta oldugum Nagehan ve bana babasinin aldigi gazeteden cikan katla giydir kiyafetli dergileri veren Nihan in anneleri Cilerin öldüğünü biliyirdum sadece. Cok acisi cok sancisi olmasina ragmen gulen gozleri vardi gozlerimin onunde. Kanser hastasi idi. Okadar kucuktum ki vefat ettiginde bi odada yegeni anil ile oyun oynuyordum ne oldugunu bilmeden. Nihan ve nagehanin o zaman agladigini gordum bir tek. Heo kahkahalari inletirdi apartmani annem ile bu genc kizlarin. Lisede falanlardi maksimum. 
Gunler gectikce yeni sinifima kaba saba sisko ogretmenim emine ye ve arkadaslarima alismistim. Gozde ile siralarimiz hic ayrilmadi. Tum seneyi beraber oturarak gecirdik. Ailelerimiz tanisti. Hatta karavanlari ile tatile goturdu yasar amca bizi. Hayatimda ilk defa tatile gitmistim arkadaslarimla. Hala dun gibi hatirlarim o kucucuk yataga 3umuzun sigmasini. Tenefuslerde valeybol oynuyor ve kol kola geziyorduk. Sinifimizin yakisikli cocugu Burak cekmisti ilgimi. Gizemin uzatmali sevgilisi imis. Ama cocuk karizmasinin okadar farkindaydi ki bir bana yesil isik yakardi bir uzatmali sevgilisine. Gizem beni hic kiskanmadi. Hic tartismadi o benim sevdigim diye. Tek bir kotu bakisini bilmem. Hos oyle sevgili olma durumumuz da olmadi uzun surmedi buragin gizeme olan askini fark etmem.
derken kiramiz ekonomik kriz ile tavan yapmis annrm daha fazla dayanamamis ve caprazda ki apartmanin giris katina tasimisti evimizi. Is arkadaslari ibrahim tolga gokhan omuzlarinda tasimislardi esyalari. Heosi mudur ve ust seviyede insanlardi. Hic kibiri olmayan dost canlisi abiler. Tolgaya hayrandim ama. Maec Anthony e benzerdi. Bize gelsin diye gun sayardim. 
Gunler gecti yeni evimiz daha sicak daha ev giBiydi. Buzdolabimiz bozulunca sema teyzemin eltisi yeni ev hediyesi buzdolabi almisti bize. Annem hr seferinde allah onlardan razi olsun derlerdi. Isil teyzemler iki ayri yatak almislardi izelle bana. Artik kendi odamiz var ve ayri yatmaya baslamistik. Iste ozgur adimlarimi atmaya baslamam bu ev ile birlikte basladi. Kendime ait bir yatagim vardi. Cocuklarin odasi denilen bir odamiz. Odamizda sinirsiz oyuncagimiz. Ustelik bu ogretmenim beni cok sevmisti. Surekli bize gelir yada annemi okula cagirir aile birligine de girmesi icin israr ederdi. 
Degisimlerin kotu olmadigini ogrendim yeni tanidigim insanlar sayesinde. Oksanla eskisi gini gorusemesekte dogum gunlerinde nur teyzeler arabalari ile bir tek gelip beni alir gotururlerdi o şaşali hazirladiklsri partilere. Ne sansliydi oksan. Annesi babasi her daim yanlarindaydi. 
Vardi belki evde sorunlari ama yuzleri gulmeyi hic birakmazdi. Ben oksanin agladigini hic gormedim. SelcUk amcanin nur teyzeye yanimizda bagirdigini da. Zaten meslegi geregi agrasifti selcuk amca. Ama onun kel kafasina da en cok o yakisiyordu. Guldugunu gormek zordu. Hos evde de pek gormezdim isi geregi. Polisti selcuk amca. Oksana heo en yeni barbieleri alirLardi. Oksan paketini acmadan beni cagirir beraber acar ilk beraber oynardik. Alinan epilasyon aleti ile ilk denemeyi bile bacagimizda beraber yaPtik. 
En azindan hala varlardi. Hala o kapakli dolabinin ust rafindan ozgurce barbieleri indirip oynayabiliyorduk. Sans buydu belki de. 

mina

Binlerce insan tanıdım 27 senede.
okullar , is yerleri , aile bireylerinin tanidiklari , ortak arkadaslar vasitasi ile taninanlar , genc fenerbahceliler de tribun arkadaslari.. cogunun adini dahi hatirlamiyorum. Kalici arkadaslarimda oldu bu arada. Ilk okul 1. Siniftan beri tanidigim oksan , burcu , dilhan. genc fenerbahcelilere dahil oldugum da tanidigim ve cocugumun dogumu dahil hic bir alanda beni yalniz birakmayan Ahsen. Annemin cok sevdigi Işık teyzenin kizlari. Bebekligimi bilen Nesrin teyze , Sevenay abla. Hatta Sevenay'i yillar sonra buldum. Ceren var bir de karni burnunda oglumun sunnetine dahi gelen. Uzaktayim simdi hepsinden. Lakin arkadasliklarin mesafe tanimadigini ispat ettiler bana her seferinde. Bazen bir telefon icimi ısıtti bazen yazdiklari ufak bir mesaj. Biliyorum ki tel bir telefon ile yanima kosacak insanlar var gecmisimden gelen. 
Yasadigim sehire cok yabanci degilim aslinda. Tum genc kizlik donemimi burada gecirdim. Lakin bekarken yaninda olan insanlar evlenince garip sekilde uzaklasiyor sizden. Burada ki arkadaslarimdan en once ben evlendim. Buna rağmen eslerinden mi kiskandilar ne yaotilar bilmem uzak kaldilar benden. 
Ilk zamanlar buyuk bocalama yasadim. 52 kilodan 70 kiloya ciktim. Cok sıkıldım. EgzaMa bile oldum. 
Lakin alistim zamanla kendi kendime yetmeye. Yine yasadigim bir bocalama evresinde mutemadiyen hayat arkadasim olacak oglum dogdu. 
Pozitif gozler ile hayata bakmanin ne demek oldugunu o zaman ogrendim. Esimin siyasete atilmasi ile yeni insanlar girdi hayatimiza. Dogansoy ailesi , onceden sadece evin reisini tanidigim Kara ailesi, cok sevdigim bayan Taşçı. .
hepsi benden yaslarca buyuktu bu insanlarin. OmeR Dogansoy ailesinin biricik oglu ile yasitim. Esimle ortak is yapmaya basladilar ardindan biricik kiz arkadasi Simay girdi hayatima. Yaklasik 7 8 aydir tanidigim bu insanlar ile konusmadigim bir gun yok. Ve bir sekilde burada artik dostlarim var. Karsi komsum Sermin var birde. Bir yere gidip kahve icmeyiz belki ama hergun kapimizi calar iyi olup olmadigimizi ogrenir kahve icer icimizi disimizi anlatir rahatlariz. 
Kara ailesine gittigim ilk gun tanistim 2 guzel kizlari ile. En buyuk olan Mina ve 3 numara Ezgi. Ezgi henuz 9 10 yaslarinda anne hayrani bir ufaklik. Mina ise...
onu anlatmak nasil olur bilmiyorum. Kizil hafif kut sacliydi gordugumde. Elinde form cayi ile gelmisti balkona yanimiza. Yaklasik 1 1.5 saat oturdugum surenin sonunda ya ben valizimi alip sana gelecegim en iyisi diye makara yapmaya baslamistik. Benden yasca cok ufak olmasina ragmen kendimi onun yaninda daha olgun daha enerjik hissediyordum artik.
kar yagdi koca yokusu minibus gelmeyince yuruyerek bana geldi. Ayni sekilde minibuse yetisemeyip kaygan yolu indi.
dogum gunum oldu kosarak geldi. Atanin dogum gununde hizir gibi sabahin korunde gelip yardima kostu. Kaş makyaj sac manikur ... bi kadinin neye ihtiyaci var ise oturdugumuz yerde gule oynaya eglence olsun diye yapti. Ata ile kendi evladi gibi ilgilendi. Anne demeyen ata ona Elo dedi. 
Yuruyuse ciktik , parka gittik , diyet yaptik , kavga ettik , trip attik , merdivenden yuvarlandi , hasta oldum , bodruma gittim , bodrumdan geldim... hayatimda sabit olan tek sey Mina oldu. Garip bir kiz. Ozgurce herseyini anlata biliyorsun. Sunu alsana dediginde alirmisin diyeceksin uyarisi almiyorsun. evinden bir insan biliyorsun. Aglayabiliyorsun yaninda. Gulebiliyorsun. Hic bikmiyor seni dinlerken. Evine gidince iyimisin diye soruyor yine de. 
Eve her gelisinde elinde papatyalar oluyor mesela. Gelebilir miyim demiyor. Atayi uyut haber ver de gelicem diyor. Ozledim diyor. Ablamsin diyor. Seni cok seviyorum diyor. 
Sinirlendigimde kirsam bile onu anliyor. Sonra yine yaziyor. Yine ariyor. Sana ihtiyacim var diyor.
bir arkadasin kardesin sana ihtiyacim var demesi nasilda guzel geliyor gönle. 
Aylar geçti belki yillar da gececek. Hayatimdan gider mi kalir mi bilmem. Zaman kotu cunku. Biz degil. Kime ne cikaracagini ne goturecegini bilmiyorsun. Bildigim tek sey hayatimda olmasinin bana verdigi guven. 
Iki gun Mina adini anmasam annem Mina nerde noldu aranizmi bozuk demeye basliyor.
normalde annem disinda atayi kimseye birakamayan suleyman doktora pazara gidecegimde Mina yi arasana musaitse o bakar seve seve diyor. 
GuVenmek guzel sey lafin kisasi. Evinin insani gibi guvenmek. Belki aile fertlerine anlatamadiklarini anlatabilmek. Ozlemek bir dostu. Yuruyuse cikip kosa kosa ona gitmek. Yagmur yagsa gel demek. Hava sicakken gel demek. Mutluyken aramasi. Mutsuzken aramasi.
Karamursel de ki ebedi yanlizligimi delip gecen Mina
oglumun aski Mina
can kardes Mina
evjn insani Mina
saclarimi kizila boyatma sebebim Mina
yasam kocu Mina
1 hafta da 5 kg vermemi saglayan Mina
iyi ki var mina. 
Artik daha da ozguven ile duruyorum hayatta.
yadirgamadan , asagilamadan , bagirmadan , cagirmadan yanimda bir can var. 
Blog boyunca adindan bol bol bahsedecegim guzel yuzlum. Yuzde ki çiller bi insana bu kadar mi yakisir ?
herkesin... bu satirlari okuyan herkesin hayatina boyle bir insan girmedini dilerim. 
Ne kilolusu kizim senin yuzun guzel bi kere diye moral veren birinin olmasini dilerim.
yasam enerjinizin bir insanla tavan yapisini gormenizi isterim.
kisacasi en minaya saglik dilerim. Bilirim ki sizi seven insanlar saglikli oldugu surece yaninizda olmayi basariyor.
bunu basaran tum insanlarin kalplerinin sevgi ile dolmasi dilegi ile

5 Haziran 2015 Cuma

kendimizi taniyalim 2

Annem kötu zamanlarimizi geride birakmisti liseye basladigimiz zaman. Bir insaat firmasinda ise baslamis ve maddi durumumuzu cok ileri seviyeye tasimisti. Teyzemler kanatlarini ustumuzden hic ayirmadi. Hala daha da ayirmadilar. 
Maddi olarak rahatlamis olmanin verdigi huzur ile daha da şenlenmisti. Istedigimizi istedigimiz an aliyorduk. Zaten teyzemler bizi her sekilde odullendiriyorlardi. Hangi markanin yeni neyi ciktiysa evimizdeydi artik. Annem elleri kollari dolu gelirdi eve. 
Zaman iyilestiriyordu yaralarimizi. Yuzlerimiz guluyor babamin evinde birakilan her esyamizin daha iyisi evimize geliyordu. Hatta nankorlesiyorduk artik. Etiketi daha ustunde durup kullanmadigimiz bir cok kiyafetimizi veriyorduk. 
Kardesim Feridun Tumer iöo nda okuyor okul degistirmis olmanin o buyuk sarsintisini yavas yavas atlatiyordu. 4. Siniftaydi somestr tatili icin babam onu yeni karısı ile oturdugu eve cagirdi. 15 gun boyunca onlarda kalacakti. Yavrucagim nasilda mutlu oldu hemen valizlerini hazirladi. Kapidan cikacakken telefonumuz caldi. Yeni karısı kiz kardesinin acilisina gidecekmis isi varmis izeli kabul edemezmis. Bu uzucu haberi verirken babanem bir yandanda ama gel bende kal diye teselli ediyordu un kadar olmus yuregini. Izel valizini odaya koydu aglayarak. Ne yapacagimizi bilmez halde onu neselendirmeye calisirken burnundan kan geldigini gorduk. O an dunyalar basimiza yıkıldı. Iste o cok sevdigim babam o gun benim icin öldü. Bir daha dirilmemek uzere. Anneme yaptiklarini zaten affetmiyordum ama kardesime kendi cocugum gibi bakmisken bunu asla affedemezdim. 
O gun karakteri tamamen degisti Izel'in. Bambaskaydi bakislari. Asi , unursamaz , durustlugu ile ovundugumuz kardesim artik yalanlar soylemeye de baslamisti. Sonra sevmeye devam ettimi babami bilmem. Lakin ben hayat boyu dusmani olarak kaldim. nefret etmeyi boyle ogrendim iste. Kin duymayi. Affetmemeyi. Igrenmeyi. Kucumsemeyi bile bu olay ile ogrendim. Cunku o artik benim gozumde bir baba degil baska bir kadin icin vazgectigi evlatlarindan bir kez daha vazgecen zavallinin tekiydi.
karakterim zorlasmisti iyice. Arnavutum zaten bir de oglak burcu olunca inadimdan gecilmezdi evde. Istedigim herseyi canimin yanacagini bile bile yaptim. ergenligin de verdigi asilik ile anneme sormadan sac boyadim cenemi deldim dovme yaptirdim. Ama anneme sadakatimi hic birakmadim. 
bamya pirasa kereviz enginar balik yemedim. Benim olan hic bir seyi paylasmadim. Pembeyi cok sevdim. Topuklu ayakkabilari kirmizi ojeyi kirmizi ruju. Annemin kendine aldigi herseye goz koyup elinden aldim. Dudaklarimin yanini sisirmeyi ogrendim sinirlenince. Isteyerek yapamasamda sinirlenince garip sekilde sismenin tavanini yapiyorlar. Uzulunce , endiselenince burnum kasiniyor ve yukari dogru itiyorum. Ard arda. Artik bunu yaomaktan burnumda cizgi olustu.
cocuk aglayisindan bagrisindan nefret ederim. Gel gor ki kendi cocuguna ne yazik ki nazin gecmiyor. Denizi hep cok sevdim. Deniz gormeyen evde oturamiyorum mesela. Bos sokaga bakmak ruhumu darliyor. Gucsuz hissediyorum kendimi cani sıkılmış hayat yormus olarak..
sinirlenince agzimdan cikan sozleri ne yazikki zaptedemem. Fazla ilgiyi de cekemiyorum. Zaten umursamazim insanlara karsi. Ne demisler ne yapmışlar hic umrumda degil. Bu yuzden de yaslanmiyorum sanirim.
lakin anne olmak olmayi ogrenmek baska bir bedene can vermek o yoruyor iste yaslanmasa da insani. Daha dur yasin kac diyenlere , ogut verenlere , isime karisanlara  hatta ve hatta yoneticisi oldugum iste dahi kendini gostermek icin caba verenlere uyuz oluyorum. 16 yasindaki kizlarin benden daha şuh giyinmesine de uyuz oluyorum. Kizim daha yasayacagin koca omur var ne bu acele demek istesemde bana karistiklarinda icimden gecirdigim seyler geliyor o donemlerde hemen isiriyorum dilimi. Bosver diyorum. En guzeli yasayarak ogrenmek. Dost kelimesinden hic hoslanmiyorum. Cunku biliyorum ki o eski dostluklar yok artik gunumuzde. Herkes kendi yasam mucadelesinde. Birinin karsisina gecip dert anlatirken ay sussanda bende anlatsam dedigini fark ediyorum gozlerinden. Dostluk bumuydu yani ?! Varsin dost kalmasin etrafimda. Zaten heo en yakinlar yakmaz mi insanin canini ? En ummadigin anda hemde. Ilk erkek arkadasimi elimden alanin 24 saatimizi beraber gecirdigimiz cocukluk arkadasim Ceren oldugunu ogrendim bunu. Yada hafif hafif hoslanmaya basladigim flortlestigim umut ile haftasonu tatilinde sinemaya gidip opustugunu ogrendigim Ayşegül ogretmisti bana bunu. 
Olsun varsindi. Insan dostu olmadan da ogreniyor yasiyor hayati. En azından dertleri ile yuk bindiren yok omzuma. Boyle hayat daha kolaydi ya !

4 Haziran 2015 Perşembe

Kendimizi tanıyalım

Soğuk bir salı günu dünyaya gelmişim. Aylardan ocak. Annem tam 25 saat doğum sancısı çekmiş beni dünyaya getirmek için... o zaman bile zormuşum kısacası. 1 2 ay emmişim anneciğimin sütünü. Sonra hazır mamalar. 
Dengesizliğimi annem ben daha cok kücükken ateslendigim bir gece babam ustunu cikarim beni soyup kucagina aldiginda uzerine isemem ile " kizim niye cisin varda soylemiyosun " dediginde " cisim yokki " dedigimde beni acile goturmelerine baglar. 41 derece ates. Menenjit gecirmek uzereymis demis doktorlar. Gecirdim mi acaba fark etmediler. Bu kadar sıyırık bir kafaya sahip olmam baska bir seye baglanamaz. Kucuk yasta omzuma abanan yukler var bir de. Annem sıfırdan baslayarak bize bakmakla ugrasti. Ev kirasi , okul ihtiyaclari , ev ihtiyaclari.. ben de kardesim ile mesul oldum. Okul da ev de sokakta. O daha zor atlatti o yillari. Atlattimi hala bilinmez. Koca bir muamma Orasi. Okuldan eve geliyor kardesimle yemek yapiyor yiyor ev topluyor ders calisiyor sokaga arkadaslarimla oynamaya cikiyor annem gelmeden eve gecip yemek hazirliyordum. Annemi hic suclamadim. Aksine iftihar ettim. 2 cocuk ile vazgecmeden mucadele etmek her yigidin harci degildi nasilsa. Cevremde nerdeyse oyle bir anne daha yoktu zaten. Hem anneler gununu kutlar hem babalar gununu kutlardik. Kirdigim kucuk cin isi vazosunun yerine anneler gununde gider aynisini bulur alirdik kardesimle. Fark etmemisim meger kirilan vazonun onemsizligini. Yuregi daha da kirginmis annemin. Daha yanliz. Vazonun yenisini aliyordukta annemin o kirilgan yureginin yenisini alamiyorduk ne yazik ki. 
Kardesim tenefuslerde cantamdan kekimi meyvesuyumu alirdi her seferinde. Sinifa sokmayaN cocuklari dover yine alirdi. Eve gidene kadar ac kalirdim onun sayesinde. Zaten bedenim sıska tenim bembeyazdi. Belki esmer olsaydim cirkinligin kitabini yine yazarlardi. Izmir de yasadigimiz o bir kac aylik donemde belime kadar olan acik kumral saclarimi sevmedigim o teyzem küt denilen bir modelde kesmisti beni aglata aglata. Zaten pırasa gibi dümdüz ne ilisirsiniz saclarima. Bir dahada omuzlarimdan 1 karis uzatamadim o saclari. Kirpiklerim kaslarima kadar degerdi her zaman. Onlari susleyen ise Allah'in bana hediye ettigi yesil kocaman gozlerim oldu. Dislektim her zaman. Lakin onlar bile goze batmamis olacak ki bir cok dusman ve asik edindim hayatta. Aşıklar elde edemeyince kotuler kiskanan kizlar ise hakkimda konusurdu. Olsun varsin. Bu da bir erdem di neticede. 
Kiskanilmayi hayat boyu sevdim de taklit edilmekten nefret ettim. Fikirlerimi actigim insanlarin benden once onu yapmaya calismasi , giydigim aldigin bir seyin alinmasi sinirlerimi bozdu. Sanki bi bende vardi o hay aksi !
okul mezuniyetlerime hic gidemedim. Ortaokul mezuniyetimizde elbiseye ve mezuniyet toreni parasina ayiracak durumumuz yoktu. Annem idealtepeden bagdat caddesine tasimisti evimizi cunku. Daha kaliteli bir hayat yasayacaktik mezuniyet ne ki ? Lise mezuniyetim de de yıllık parasini harcadigim icin annem ceza vermis yollamamisti beni. Olsun varsin. Zaten sevmem koca kadin gibi giyinen cocuklari. Hep birbirleri ile yaris halindeler. Ardi arkasi kesilmeyen dedikodularda cabasi. 
Sinirlerim hep hassasti. 1 yagmur damlasinda dereleri tasirirdim.ama evde anneme hp uysaldim. Kardesimin sorumlulugunu bir an olsun birakmadim. Evimizin temizligini yemegini de. Okul cikislari evde olup kardesimi beklemek icin hic bir arkadasimla bulusamazdim. Bunun Yerine okuldan kacar gezer eglenirdik.okul sabah 6 da kalkip hazirlanmak zorunda kaldigim bir zorunluluktu benim icin. Fenerbahce lisesinde okumus olamanin da en buyuk zorlugu bakimli hatunlarin arasinda salaş salaş dolasamayacak olamakti. Tabi okulumun nasil bir yer oldugunu bilmedigimden ilk sene baslamadan saclarimi kazitmis okulda adim atom karincaya cikmisti. 
Kardesim ilginodagiydi ailemizin. Kucuk o diye hep ustune duserlerdi de icten ice cok kiskanirdim.
en kotusu ise onun karakterinin babama benzemis olmasi. 
Genc fenerbahceliler , lise , ulku ocaklari derken liseyi bitirdim. Kep torenimizde kavga ettigim tum hocalarimin anneme " Gizem'e edebiyat okutturun cok iyi yerlere gelecek" dediklerini hatirliyorum. Lakin hayatimizin bir kac ay sonra nasil degiseceginden haberimiz dahi yoktu bu guzel suslu cumleleri isitirken...

3 Haziran 2015 Çarşamba

büyümek

Artık yanlızdik hayatta.
mucadelemiz kavgalar olmadan devam edecekti. Ben 3. Sinifa gecmis kardesim evde dadı ile duruyordu. Annem tek basina neleri goze almisti aslinda. Okuyan bir cocuk , evde bakicisiz duramayacak kucuklukte bir baska cocuk.
sabahciydim o zamanlar. Erken saatlerde annem ile cikardim evden. Aylar sonra bu mahalleye gelmek guzeldi. Evimizin on tarafinda kocaman bir parkin yesillik alani vardi. Fatmagul hanimdi ev sahibimiz. Bir odasi kitliydi. Kendi esyalari vardi odada. Bizim icin o oda o kadar esrarengizdi ki hep girip bakmak isterdik kardesim ile. Izmir de olan bir teyzemin kirtasiyesi vardi. Okul ihtiyac gereclerimi o yollardi. En guzel kalem ve silgileri kardesim maymun gibi gardırop a tirmanir kirar bozar mahfederdi. 1 tanesi de yeterdi bana zaten. Annem once okul aile birliginde ise basladi. Cok guzel alimli ve bakimli bir kadindi. Zaten henuz 28 yasindaydi. Buyuk teyzem kucuk teyzem her daim kol kanat gerdi de bize buyuk teyzemi anneanne bellemistik. Esi enistem benim icin baba figuru idi.
evlat gibi sever ve hic bir seyimizi eksik etmezdi. Annem o zor zamanlarda nasil basardi ise en şaşalı dogum gunlerini yapti bize. Evli olduklari zamanki karsi komsumuzun guzel kizi Nagehan hep gelirdi bize. Annesini bir kac sene evvel kanserden kaybetmistik. Ne yuce gonullu kadindi ama. Hep neseliydi. Saclari kisacikken bile bir gulusu isitirdi icimizi. Okuldan eve donuslerimde vazgecilmez yemegimiz ya cici bebe idi yada cornflakes. Dadilarimiz 15 16 yaslarinda ogrencilerdi. Kardesim onlara tv seyrettirmez gerekirse kumandayi camdan asagi atardi. HePsi ikinci gununde kacardi. 
Bize dadi dayanmayinca annemde yanliz olmamizda karar kildi. Zaten istedigimiz de buydu. Bi yabanciya ne gerek vardi. Balkonumuza bir salkim dayanmisti. Balkonda yavrulayan kedi yavrularini legene koyup yikamistik. Pirelilermis ne bilelim ! Bir sey olmadi Allahtan. En ust komsumuz annemin yillardir iyi dostlariydi. Onunda 4 evladi vardi. Kizi ile cok iyiydi aramiz. Benim icin idol bir genc kizdi. Beraber yikanir beraber gezerdik. Geceleri annelerimiz disari cikinca buz dolabi posetlerine yumurta ve bir cok sey koyar isiklari kapar yoldan geçen arabalara atardik. Bir gece araba durdu da altina isemek nedir oyle ogrenmistik.
bahcivan pantolonlarinin icine yarim body giyer gobegime bir kolye tarzi bir sey takardim. Ne modaydi ama ! Merve sacini kiskacli toka ile soyle bi dondurup tutturur geri kalani at yelesi gibi sarkardi. Cok severdim onun sacini toplayisini.
apartmandaki teyzeler parka piknige giderdi. Gunun birinde cay demlemistim de bende bir sey gotureyim diye 9 yasinda ki bacaklarima dokulmustu. Allahtan izi kalmadi ama cok acimisti.
okulda turuncu kafali bi cocuk vardi. Kisa boylu salak bisey. Okulda onumu kesip guller verirdi. Her okul cikisi eve kadar peşimden gelirdi kabul et beni diye. 
Yahu neyi kabul edecegim biri bana soylesin ! REsmen korkuyordum cocuktan. Ortaokul son ssinifta falandi. Sevmek neydi Ki ? Neyimi seviyordu adini bilmem. Her tenefus mektuplar okuldan koparilmis çiçekler.  Meyve sulari etrafimda donerdi. Sonradan ogrendim adini Fatih miydi neydi. Ben her tenefus onu sikayet ederdim o her tenefus ozur dileme bahanesi ile onumu keserdi. 
Bu sirada sinif ogretmenim ( ki orospunun tekiydi !!) Bana takti. Buyuk ihtimal ile annemin okul muduru mudur yardimcilari tarafindan cok sevilip her organizasyonu ona yaptirmalarindan kaynaklaniyordu. Hala bilmem sebebini. Sormayi da hic akil etmedim. Annen seni benim sinifimdan alsin diye tutturdu. Ki sakin biriydim. en yakin arkadasim Oksan adinda 1. SIniftan beri beraber okudugum ailelerimizin de hep gorustugu O guzel gozluklu kizdi. Ne narindi ne guler yuzluydu. Yuzunun asildigini hic gormezdim. babasi polisti. Durusu beni cok etkiler ve korkuturdu. Abisi bizden yasca buyuk oldugundan pek gormezdik onu. Annesi heo bakimliydi. Hic ojesiz kisa gormedim tirnaklarini. Pembe ruju cok surerdi. Kalemde cekerdi dudaklarina. Inceydi dudaklari. SaclaRi kisaydi kabartirdi. Şuh giyinirdi. Incecik bir vucudu vardi onunda. O ogretmen bozuntusunun sinifin ortasinda sinifimda istemiyorum seni demesi en cok onu oksan duydugu icin yakardi canimi. Bende neseliydim halbu ki. Babamda yoktu artik ustelik. Yeni bir hayat kurmaya calisiyorduk neden boyle gelirdi ki ustume. Bilinmez. 
AnneMin verdigi harcliklarla yemek yemek yerine suslu kalemler silgiler o zaman yeni cikmis kucucuk Tüp halindeki kolonyalara yatirirdim. RengarenkleRdi. Ne caziplerdi.
gel zaman git zaman sapik aşığımdan kurtulmustum. Lakin o ogretmenden kurtulamamistim henuz. Her gun aglatirdi her gun !
annem eve her geldiginde cigkik cigliga anlatirdim olanlari. Bazen dayanamaz odasina gider aglardim. Okulun bitmesine az kalmisti. Annem bir soz verdi bana. Alacagim bu okuldan seni baska okula yazdiracagim aglama artik diye. Icim yumusuyirdu da o boyle diyince ertesi gun yine ayni seyler oluyordu. Bitseydi ya su okul. Istemiyordum iste. Okumak forma giymek buyuk insan olmak hepsi gitmisti aklimdan. Annem ben okuldan ciktiktan sonra cok gec daha gec gelirdi. Evraklar falan derken saatleri gecerdi o sevmedigim okulda. 
Birgun yerli mali haftasi herkes evden birseyler getirecek annesinin yaptigi ve onu yiyecekti derste. Annem gec geldi. Bu saaten sonra bir sey yapamam ama vereyim para pogaca falan al demisti. Mecbur kabul etmeliydim. Okula gittim. Hersey ayni. Oksan atakan berk ben heo kovalamaca saklambac oynardik tenefuslerde. Berk amerikan trasli bi cocuktu. Okulun populer yakisiklisiydi. Atakan ay yuzluydu gulunce utaninca kipkirmizi olurdu. En son 5 6 yil once gordum hala oyleydi. 
SInifta herkes beslembelerini getirdi acti önüne.  Bende pogaca aldim annem oyle demisti ya. Makarna salatalari borekler pastalar her masa isil isil. Benim onumdeki pogacayi goren ogretmen bagirmaya basladi. Evden gelecek dedim sen bunu nasil getirirsin topla yemeyeceksin diye !! Lan ben daha 9 yasindayim. Bi dur bi dusun. Ne yaralar acilmis yuregimde uzuluyorum gorsene. Dersinde aglamaktan nefes alamiyorum zateN. Kimse de Gizeme bir sey vermeyecek yemesi icin diye bagirdi oksan bana birseyler vermeye baslarken...
yemedim..
o saatten sonra yiyemezdim de zaten..
yine agladim. Cok agladim. Bir kez daha kolum kanadim kirilmisti mis gibi kokularin dolandigi sinifta. Ac degildim de zaten herkes yerken bakmak cok koymustu bana. Karnim guruldadi agladim. Herkes doydu agladim. BEslenmelerini topladilar agladim. Ellerini yikadilar agladim. 
Ne vefali dosttu su Oksan !
1 elmasinin yarisi ile annesinin koydugu bir kac mamadan bana da ayirmisti. Ogretmen siniftan cikar cikmaz onume koydu. Yine agladim. Anneme gittim yine agladim. 
Aglaya aglaya zaman geciyor evde yemek yapmayi ogreniyordum. Islak patlicanlari kizgin yaga atip dablumbazi yaktim. KArdesim 5 kilo kiymayi legene koyup evdeki tum mercimek bulguru icine atip yogurdu. Mis gibi yemekler yapacaktik halbuki. Olmadi onu da basaramadik. Bu donemde annemin bize bagirdigini hatirlamiyorum. Bir sekilde hep alttan alirdi. O esrarengiz odayi da acmayi basardik. Icinde tozlu tonlarca esya buyutecler kitaplar ne cazip gelmisti bize. Hergun girer bakardik esyalara. Okul bitti. Sonunda. KuRtulmustum o lanet kadindan. 
Babam ara ara kapimizin onunden kirmizi arabasi ile gecer son sez muzik acardi. Durup halimizi sormazdi. Ihtiyaciniz varmi demezdi. Dogum gunlerimizde aramaz kutlamaz bi parca hediye almazdi. Bunu bilen rahmetli halam 9 yas dogum gunumde pasta almis babami da zorla cagirip babanemde kutlamisti. Babam yine hediye almamisti ama ordaydi iste. Halamin cagirdigini da ustune basa basa soylemisti zaten. o istememisti gelmeyi yani. Zorla oradaydi. Hatir ile. Ne uzuntu ama ! Ayni mahallede oturuyorduk ustelik. Kapimizin onunden gecmesi disinda gormezdik. O gecerken bagirirdik babam geciyoooo diye. Ah zavalli Gizem. O belki de annenizle degil asil sizinle ayrilmisti farkina varsana ! Babaneme gider aglardik. Dedembi ton kufrederdi ona kısık sesle. 
Ah rahmetli ! Ne guzelde kufrederdi. 
Okulun bitmesi ile babanemler bizi Marmara adasina goturduler. Babamda gelmisti lakin kendisini pek gormedik. Yakamoz ile gider icerdi. 1 kere benimle yuzdugunu hatirliyorum orda. Yagmur yagiyordu su sicacikti. Sonrada olmadi bir daha. Adada bir cocugun arkadas edinmesi cok kolay. Cinarli koyu kucucuk bir yer. 1001 yillik cinarlar ile cevrili. 4. Sinifa geciyordum o sene. Barbaroslar vardi yan pansiyonda.  Sanirim lazdi onlar. Cok sesli konusur ve hic susmazlardi. Kizlari ogullari ile arkadas olmustum. Beraber denize giriyor gece 12 ye kadar olan iznimde surekli geziyorduk. gece 12 de acma cikardi orda kuyrugunda bekler sicacik acmamizi alir yiye yiye eve donerdik. 15. Gunun sonunda tum ada ile tanistik. Herkes ile kaynasTik. Yolda yururken en az 50 yasitimiza selam verir olduk. Cevre genislemesi guzeldi de kiskanclik denilen sey dogmustu bu sefer. Sanirim en buyuk silahim gozlerimdi. Adaya tatile gelen bizden bi kac yas buyuk cocuklarin dikkatini cekiyordum.cikma teklifi denilen seyi ogrenmistim. Bir kac kisi arkadasi araciligi ile ulasiyordu bana. Fakat kudretli dedem varken ne mumkun birine bakmak. Korkardim bi kere. Sait ve ilgin adinda iki genc ile tanistik. Barbaroslarin pansiyonda kaliyirlardi. Ilgin koyu tenli uzun boylu bi cocuktu. Ne cok kostu pesimden de bunu goren nese koca kadin gibi giyinip dikkatini cekmeye calisti cocugun. Denizde bogulma taklitleri yaptı , kola ile sarhos oldu , acma alirken ona da aldi. Kiskandim bu ilgiyi. Ilgin artik benle ilgilenmiyor nese ile geziyordu. Bende keremler ile yuzuyor geziyor ve onlar ile hic konusmuyordum. Gun geldi ilgin yanima geldi. Son gecesi imis ozur diledi. Ev numarami istedi. Istanbula gidince arayayim seni dedi. 
Arnavutum oglum ben ! Arnavut!! 
Sen benim inadimi bilmezsin. Ben babami gormedigim halde kimseye anlatmamisim kirginligimi aramamisim onu seni mi arayacagim. 
Istemedim.
kicimi donup gittim.
ertesi gun Seyhan 4 gemisinde giderken oldugum yere baktigini gordum. Ertesi gunde gemiden inerken dusup cenesini kirdigini. Oh olsundu sana ! Embesil herif. Bir daha acmaya kanmamayi ogrenirsin belki.. havasi sonmustu nesenin lakin fark edermiydi artik.
yeni grubum ile bir sonraki sene gorusmek uzere sozlestik. Aglaya aglaya ayrildim adadan. Arkadaslarim ile o cinarlarda tum dertlerden uzaktim cunku. Babam ne zaman gitmisti gormemistim bile. 
Yine istanbul
yine ayni mahalle bekliyordu artik beni.
ve yeni bir okul. Nasil olacakti bu sefer mechul!
yardimcim ol ya rab. Korkuyorum hayattan.

2 Haziran 2015 Salı

peh!

Boğuluyordu kadın..
herşey ve herkes batar olmustu gozlerine. DuVarlar ustuste binip kosuyordu pesinden. Artik takati kalmadi. Pes etti. 4 duvar arasinda gecen ozgur bir hayat. Ne sahane ama !
anne olmaya karar verdiginde boyle dusunmemisti hic bir seyi. Cevresinde ki tum anneler ozgurce hareket ediyor bebeklerini tanidiklarina verip nefes alabiliyordu. En azindan ayda bir nefes alabilirdi. Olmadi. 9 ay hamilelik  ustune 27 aylik cocugu ile hep bi basina mucadele etti. 
Parka gidecek götürdü.  Gece uyandi bakti. Agladi susturdu. Acikti doyurdu. Peki onun ruhunun aglayislari ? Acikmalari?
Sinemaya gitmeyeli kac sene olmustu ? 3 ? 4 ?
yada hic bir sey dusunmeden arkadaslari ile keyf yapip saate bakmadan ne kadar oturabilmisti ??
ee annelik kolay degil diyenlerin hepsi cocuklarini annelerine kayinvaldelerine birakip geziyor yada bunu diyen o cok bilmislerin hepsi yegen torun bakiyordu. Nefret dogurdu herkese. 
Esi cocuguna her sabah ise gidene kadar bakiyordu tamam da 22 saat tek basina mucadele veriyordu yine kadin.
zayiflamak istiyor diyetler yapiyor ama spora gidemiyor bi yuruyuse cikamiyordu. Kicinin uztune oturmak zorunda cocuk bakmak zorundaydi cunku.
eyVallah allah yoklugunu acisini gostermesin ama !! Kendi acilari asmisti artik karsiki daglari. 
Yanlizdi kadin. Herkes derdini anlatmak icin arar kavgalarini dindirmesini beklerdi. Annesi kardesini kayirir ona yine dertler kalirdi. Babasi da hayirsizin tekiydi zaten. En azindan nerde yattigi belliydi simdi. Yine de cok yanlizdi. Arayip nasilsin diyeni yoktu. Dertlesti iki kadeh tokusturup kahkahalarinin duvarlari sardigi o gunler cok gerideydi artik. Hep Allahim cok verip azdirma az verip yalvartma derdi. Bu yasadiklari da neydi ?
huzunluydu. Hep aglamakliydi gozleri. Arayip derdim var da diyemezdi kimseye. Hep yanindayim diyenlerde yoktu zaten zor gunlerde.
gulumsemesi artik o kadar sahte okadar egreti duruyordu ki yuzunde giderek kilo alan vucudu bile guzel kaliyordu o gulusun yaninda...
yabanci bir memleket kaskafali insan toplulugu. Hepsi birbirinin aynisiydi. Evlenince mi degisirdi erkekler ? Hepsi mi pek bi bencildi ?
Tek suclu tohumu veren babasiydi. Onun deger vermedigi yavrucagina kim niye kiymet bicsindi ki ? 
3 5 lira alip yanina cikmak istedi sokaklara. Oyle ufka baka baka dolanmak. Son derece melankolik sarkilarin esliginde tum sorunlarindan kacmak. Bir iki esya yeterdi ona. UlasIlamayacak yer mi vardi dunya uzerinde ?! Giderdi elbet bi yerlere. 


Gidemedi.
kaldi kadin.
o yabanci memlekette onu kendine baglayan sari sacli dev'i geldi aklina. Yanibasinda ona sevgi dolu gozlerle gulen yavrucagi.
kendini bir kadin olarak gormedigini fark etti artik. 
Anneydi. Sadece anne. Ve bu hayatta eksikligini yasadigi herseyi ona vermeye adadi kendini.
bir gun o da baska bir kadin icin terkedecekti belki ama varsin olsundu. Mutlulugundan mutluluklar doguruyordu kadin bu 90 santimlik velet icin. Varsin hapis olmaya devam etseydi ruhu 4 duvara. Cikamasin yuruyemesin sohbet edip icemesindi. 
Yeterki can parcasi mutlu olsundu...

Ustunu degistirdi. 
Makyajini yapti. Saclarini duzeltti.
aynada kendine bakip gulumsedi. Neleri basarmamisti o kadin ?
Herkesin inanma dolandirici bunlar dedigi internette bir firma ile sifirdan calismaya baslayip operasyon muduru olmus evine ogluna dunyanin parasini kazAnmiyormuydu ? Basarmamismiydi ? 
Tek basina kimseden yardim almadan buyutmuyir muydu yavrusunu ?
Dogum sancısı cekerken yaninda henuz bekar yegeni yokmuydu ? O acilarla bile bi basina basa cikmamismiydi ?
Babasiz buyumus yine de kimseye muhtac olmadan bu gunlere gelmis dersane ve ozel derslerw ihtiyac duymadan 2 sene bir cok universiyeti kazanmis lakin calismak durumunda oldugu icin gidememisti hani. Basarmisti ya kadin. 
Tum dedikodulara iftiralara yikimlara dayanmis buyumus olgunlasmisti.
gurur duydu aynada ki yansimasi ile. 
Olmustu bu kadin. 
Simdi iceri gececek mutlu anne olup neseli yuzu ile kucaklayacakti yavrusunu.

Yine bakti yansimasina.
ve 
hazirim -dedi kadin

1 Haziran 2015 Pazartesi

😢 Ayrılık..

Evde şidderli kavgaların ardı arkası kesilmiyor , ve çare olamamak daha da arttırıyordu korkularımı. Küçüktüm. Çok küçük.. ama ruhum boyumdan yaşımdan büyük sorunlar , dertler , korkularla yüzleşiyor başa çıkmaya çalışıyordu. Sanırım başarılı oldum da !!
kış aylarından biriydi. Seneyi bile tam hatırlamıyorum. Ben tahmini 6 7 kardesimde tahmini 2 2.5 yaslarindaydi. Kahvalti masasina oturduk. Annem kare masanin bi ucunda yaninda ben obur yaninda babam benim yanimda kardeSim. Yumurta haslamis kaselerimize koymus annem. Lanet olsun ! Hic sevemedim su kayisi kivaminda ki yumurtayi !!
annem yemem icin israr ediyor ben yememek. O sivi yumurtayi yememek icin busbutun carlıyorum.
Yemedim.
annem ne yazik ki yediremedi.
keske yeseydim o sulu yumurtayi ! Yeseydim eger ustunden 20 sene gecmesine ragmen nefret etmezdim belki yumurtadan. Kar yagısindan. Karda oynamaktan...
babam annemin bizi iki kardes giydirip bahceye kar oynamaya yollamasini soyledi. GiYindik. Indik. Oynamaya baslayacaktik ki annemin cığlıklarini duydum asagidan. 
Sanki tum mahallede yankilaniyordu o sesler "yeteeeerrr" "biktimmmm " ...
annem yumurta yemem icin israr etti diye babam pisman etmisti onu. Ne yukari cikabilecek guc var minicik omuzlarimda ne kalbimde cesaret. 
Komiktirki severdim babami. Cok sokella yiyorum diye yasaklayip karsimda yedigi bi kahvalti masasinda istemsizce agzimi acio sanki ben yiyormusum gibi yapıp babamin buna gulmesine ragmen. Teyzemlerin verdigi harcliklari biriktirip babam bi sekilde elimden almasina ragmen.. severdim. 
Yukari ciktik. Cok sey yasanmis belli. Yansitmamaya calisirdi da annem bize tum bina bilirdi herseyi. 
Gunler gunleri kovaladi haftalar aylari....
annem ve babam salonda ki iki berjale oturdular. Salondan girince sagdakinde annem soldakinde babam.
tarih 27 mart 1997ydi. Gunes batmaya yuz tutmus gidiyordu. evde bi tavsanimiz vardi bembeyaz. Bana alinan bu tavsan annem onu besledigi icin benim olani biricigimi kendi annesi bellemisti. Benimle hic isi yoktu. Annem onu besledi. Once sonra beni kucagina oturttu.
"Kizim insanlar birbirlerini sever , evlenirler. Ama bazen de ayrilmak zorunda kalirlar. Daha mutlu olmak icin. Biz baban ile ayrilacagiz. Kimin ile yasamak istedigine sen karar ver. Bizler anne ve babaniz olmaktan vazgecmiyoruz" gibi seyler soylemisti. Aglamiyordum henuz. Surekli kavga etmelerindense ayrilmalari daha mantikliydi zaten. kardesim annemle kaliyor diye ( ki bu babami o zamanlar cok sevdigim icin bahanemdi) babam ile kalmak istedim. Kirmizi et düşkünü babami bilen annem beni surekli kirmizi et yememem konusunda uyardi. Sonra nasil oldu hatirlamiyorum bir anda babam ve ben yanliz kaldik o evde. Annem sadece bir kac poset ile gitmisti.
ev sessiz bir bakima kimsessiz kalmisti. Ustelik annem o guzel vucuduna yakisan siyah kirmizi gullu elbisesini de almamisti yanina. Sonradan babam onu ya birilerine hediye etti bilmiyorjm ama istedigim de yaktigini soyledi..
bir kac gun gecmeden tavsan öldü...
yemek yemedi.
kaskatı vucudunu (guya) babam sahile gommustu.
haftasonlari teyzemlerde kalan annemlerin yanina gidiyor sonra babama geciyordum. O donem bana bir de av kopegi almisti adini KİZİ koymustum. Oyalanmam icin birebirdi. Aksamlari eve gelen giden bir cok kadin oldu. Opustuklerini gördüm.  Dans ettiklerini.. anneme mi kotu davranirdi bu adam yanlizca ? Haftasonlari teyzemlerden donerken kardesimin ciglik cigliga gitme diye aglayislarini hatirliyorum. Oda ufakti. Sucsuzdu benim gibi. Tek suclu babamdi. Evlatlarindan cok sevdigi icin alkolu..

Bir gun apar topar toplayip bizi babamin su an ki annemle bizim eski ev sahibimizden alinan mercedes arabaya sokulduk. BabAnem oturma odasinda bayilmisti. Gidiyorduk artik oradan. Yanimizda 2 3 elbise kitap otogarda bindik otobuse Izmir'de indik. 2. Sömestr i burada okuyacaktim. Istemiyordum. Nefret ediyordum buradan. Dedem okadar uzak bi insandi ki bize dayanamiyorduk hic birimiz. Annem babasinin yanina siginmisti nedense. Okulumu sevmedim. Arkadaslarimi sevmedim. Bir tek Egemen adinda bir sinif arkadasimi sevmistim. 2. Siniftaydim. annem yari yola kadar beni goturur yari yoldaki onlarin evinin onunde bulusurduk babasi bizi araba ile okula gotururdu. Pes diye bir seker cikmisti iki arkadas onu paylasirdik. Belki de diyorum o donem babamdan koparildigimi dusundugum icin bir tek Egemen ile arkadaslik edebilmistim. Cunku bir tek o okula babasi ile geliyordu..
hic sevmedigim okul nihayet bitiyordu artik. Karne gununde sinifin en yakisikli cocuguna vuran kardesim sayesinde tum sinifin ortasinda o cocuktan tokat yedim.. izmirden bir kez daha nefret ettim. Okulumdan. Babamdan. Bizi bunlara mecbur kildigi icin herkesden.
bir keresinde de henuz annem ve babam ayrilmadan once arkadaslarim ile bahcede oynarken asagi mahalleye gitmisim. Hafa kararmaya yakin beni araba alan annem ve babam onde ben annemin arkadasinda ki sag koltuktaydim. Babam bagrindi sonrada kisacik sort giydigim icin ciolak olan bacaklarima sag eli ile sssssaaaakkkkkkk !!!?! Diye vurdu. Annem aman vurma dedi. Vurmadida bi daha zaten. O yetti kirilacak gibi aciyan bacagima. O zamanlardan berI yuksek ses bagiris kavgadan nefret ederim. Kulaklarimi tikarim hemen. Ozellikle tren gecerken..
sonra bir anda Istanbul'da bulduk kendimizi. Bu sefer annem ben ve kardesim yasayacaktik. Yep yeni bir ev.. buyuk teyzemin ve enistemin destekleri ile yeni bir gelecek. Hersey daha guzel olacak belki. Belki de daha da sarpa saracak kim bilir ki...

28 Mayıs 2015 Perşembe

soguktu oralar



kolay değildi aslında , yipratilmis özlemler doguran bir kadini teselli etmek. Suskunlugu ve caresizligi bogardi her gece. Peki gunduzleri ? Neydi onu bu denli uzen ? Bekledigi neydi? kendi bile bilmiyordu sorularinin cevabini. Ve bilmedigi cevaplari vermesini bekledi her merhaba dediginden..


Hassasti kadin. Yere dusen her yagmur damlasinda dolardi gozleri. Cocuklugu en ozlem cektigi seydi aslinda. Kimsenin onu suclamadigi affetmek zorunda kalmadigi yemek yemek disinda hic bir seye zorlanmadigi zamanlar hani !!
Onu uzen tek erkegin annesine vurdugu zamanlar ki babasi olmasini. Vurmasaydi ya babasi.. dagilmasaydi yuvasi. Sevgi icinde mutlu bir adam olsaydi tanidigi ilk adam.
Peki neden babasi gittikten sonra tum adamlar yipratmisti kadini ??

Bir sigara yakti.. sarabini doldurdu kadehine..

Mutfagin los isiginda onune serdi kactigi gecmisini. Kapili kapilar ardinda prangalar ile sakladigi tum gunahlar sacilmisti ortaliga. Zordu bunlarla basa cikmak.ama bu defa da olmazsa bir daha hic affedemeyecekti kendini. Kalbi bir daha eskisi gibi heyecan icinde atmayacakti. Kelebeklerin ucusmadigi bir kalp neye yarardi ki vucutta atsa ? ölse daha iyiydi ya !!

Duydugu tek ses sigarasinda ki tutunlerin hisirtisiydi. O bile birseyleri hatirlatmaya yetiyor bir derin nefes daha aldiriyordu. Gulumsedi hafif bir dudak hareketi ile. Sokakta oynarken ki zamanlari geldi aklina.erik agacina tirmandigi mahalledeki cocuklarla misket oynadigi 6 7 yaslarindaydi hani. Annesi babasi ve henuz 2 yaslarinda ki kardesi.. disaridan bakilinca imrenilecek derecede ki guzel olan ailesi. Kapilar kapaninca annesinin isyan eden bagirislari babasinin siddet ile annesine saldirislari.bir gece cok sevdigi barbie sinin ayagi cikinca babasina goturdugu ani animsadi. Salonda los bir isik vardi kare masanin komidine donuk kisminda alkol ve sigarasini icen babasinin kizinin masumane " baba barbiemin bacagini takarmisin ?" Sorusuna ayagini ortadan ikiye kirip atmasi ile yikilan hayalleri. Nasilda severdi saclarinin yarisini kestigi sarisin bebegini. Belki bir cok defa yikmisti babasi hayallerini ama nedense en buyuk yaralari o gece acmisti yureginde..
Ufacik umut yuklu gozleri gozyaslari ile dolup tasmisti. Zordu hayat denilen sey belli.iyide neden dunyaya gelmesine sebep olan kisiler kirmaya baslamisti ki kalbini ? Oyunun kurallari sonradan mi yaziliyor du ? Yoksa rahme dustugu ilk andan bellimiydi sonu? Dedi kendi kendine..


Gozunden bir damla akan yasi sildi. Dik durmaliydi. Yillar once yasadiklari daha onlarca sene yipratamazdi onu. soguk iklimlerden gelen yorgun ruzgarlara alismisti artik. Sorgulamiyor yada anlamaya calismiyordu neden onu sectiklerini. Bir bildigi vardir ya bu denli ruzgarin. Gemisi kara vurmadigi yada su almadigi surece savasmaya hazirdi dalgalarla. ya da almaya baslamismiydi gemisi sulari .?

Karar verdi. 2015 yilindan 195 sneelerine geri donecek ve zamaninda sormaya korktugu her soruya cevap bulacakti. Soguktu oralar belli. Ama alisacakti. Ya donarak uyur gibi ölecek yada elleri soguktan yana yana.. vakit hesaplasma vaktiydi.
Biten kadehini doldurdu. O cok sevdigi sigarasini yakti. Ve beyaz bir sayfa acip aldi kalemi eline...
Sene 1995 zor zamanlar....