18 Haziran 2015 Perşembe

günümüz Haziran'i

Ben oldum olalı  şu seyahat hazırlıklarını sevmem. Eşyaları kombinle takısı ayakkabısı şuna şu saç yapılır ya şu ojeyi bulamazsam derken 2 haftam kafadan harap oluyor. Bide kilo aldım tabi. Şimdi hiç bir şeyi yakıştıramıyorum. Gezmek mi ?asla! Koca kıçıma tayttan başkası olmaz oldu. Bir de ayak bileklerim incecik. pet şişeye sokulmuş fil yavrusu gibi duruyor. Hele doğum çatlaklarından sonra giyilemeyen bikiniler. Ah salak üreticiler. Gün gectikçe daha da güzellerini üretip kendime olan öz güvenimi sıfırlıyorlar. Mayo giysem koca kıçımla beraber sırtımda kilo almış..
mina suratım güzel olduğu için  kilomun göze batmadığını söylese de kendimi onun kadar ince olduğum zamanları hatırlatıp ağır depresyona sokuyorum. 2013 ve 2014 yazında Ata daha bebek sayıldığı için birazda " yea ben yeni doğum yaotım ondan bu kilolar " diyip kandırdım kendimi. Zaten evde ailemle olmak kadar hiç bir şey  rahatlatmiyor beni. Önüme altın külçeler ser ben yine de ya evde otursak daha güzel olmaz mı diyorum Ata doğdu doğalı. Eh çocuk bakmak en az doğurmak kadar zor. Her evresi ayrı dert...
yeni doğduğunda anneme anne yeeaaa bu çok uyuyo hiç sevemeyecekmiyiz diye ağlıyordum.. sonra babanemin gelirken getirdiği yaprak sarmalarının gazabına uğradım ve kolik dönemine geçtik. Tam 8 ay ! Hiç uyumadığım günler geceler minnak bir bebek. Annem de sağolsun doğumuma 2 ay kala Bodrum'a taşınma kararı aldı. Bu biraz imalı bir durumdu. Onca sene taşınma sen kalk ben doğururken taşın. Kaçtı hatun resmen. Ona rağmen ilk 32 gün bizde kalmasi gözlerimi yaşarttı.
Yaşadığım şehirde teyzemlerin yazlığı var ara ara geliyorlar. Lakin teyzem panik bir kadın Ata gık dese Gizem Gizem koş Ata ağlıyor diyor. Yani bırakıp biraz dinleneyim desem zor. 
2 senedir de Bodrum' a her gelmeye hazırlandığımda annemden tonlarca söz alıyorum Ata' ya sen bak ben dinleneyim tamam mı diye . Her seferinde tamam dese de 47 yaşında kadın çıkıyor  birşeyleri.  Zaten uyku sorunu varm uyumak nedir unutmuş vaziyette..
bu sene de 2 hafta sürdü valiz hazırlığım.. eh iki kişilik hazırlanıyorsun bir de. Benim giyiceklerim kadar Ata'nınkiler de çok önemli. Kendime bubyıl bakım malzemelerim ve temel bir kaç kıyafetim 2 ayakkabım dışında bir şey  getirmedim. Zayıflayıp almanın  mutluluğunu yaşamak  istiyorum artik. Bedenim bu kilolara alışık  değil  zor taşıyor  ayaklarım.
Fakat komiktir Ata'ya ben dahil olmak üzere Sema teyzem annem toplam 9 çift  ayakkabı  almış getirmişiz..
evdeki son günüm  son toparlanmaları yaparak geçti.  Öğle saatlerinde vefalı kardeş Mina çat kapı geldi. Saçlarımı yaptı  , makyaj kaş derken ruhuma iyi gelen bu yüzü aklıma kazıdım. Bazen pekte memnun olmadığı  bir şeyden  bahsederken üst dudağını şişiriyor mesela. En az 10 kez sarılıp seni özleyeceğim ne olur çabuk gel diyor. Onun tarafından  sevildiğimi anlamamak aptallık olur. 
Ama vefalı insanlar işte bunlar. Annesi Ayşegül ile 3 numara Ezgi de o sıcakta minibüs gelmemesine rağmen bizim iğrenç yokuşumuzu çekip 10 dakalığına vedaya gelmişler. ne şans ama ! Değer verenler bir yolunu elbet buluyor. Bu arada 2. Numara Esra var bir de. Olgun yüz hatları kumral uzun saçları ön dişi kırık. 15 yaşlarında. Ilk gittiğimde Esra yoktu. Sonraki gidişimde karşılaştık. Beni sevmiş olacak ki oturup masa da karşıma  muhabbet etmeye başladı. Oek sevmezmiş halbuki öyle geçip yeni tanıştıkları ile sohbet etmeyi. Gülerken gözlerini kısıyor. gamzeli yanakları elmacık kemileri ile bulusuyor iyiden iyiye. Onu da bekledim vedaya gelir diye. Lakin durumlar iç dünyasında biraz karışıkmıŞ. Olsun varsın yola çıktığımda attığı o sevgi dolu uğurlama mesajı gelmiş kadar olmasını sağladı.
ben evimden ayrılırken içim  hep bir buruk oluyor.
derler ya gidipte dönmemek dönüpte bulamamak heh işte tamda bu yüzden. Kendime ait tek yerim orası. Rahat hissediyorum.  Istediğim gibi yatıyor istediğim yemeği yapıyor istersem duştan saatlerce çıkmıyorum. Ama başkasında öyle mi ?!
annenin evi bile olsa uçuo gitmişsin oradan. Eskisi gibi benimsetmiyor o ev kendini sana. kendi odan yok , sabah kalkar kalkmaz Ata'yı bırakabildiğin Süleyman yok .. 
zor şey yani evimden ayrılmak. Bazen bunalıp eskisi gibi çantamı alıp başka şehirlere gitme özgürlüğümü aramıyor değilim. Ver elini sinop peh ! Ne tatiller ne tatiller.
özgür olmak güzel şey. Kendin için yaşAmak ama sadece kendin...
şimdi  daha mutluyum. mutlukuğundan mutluluklar doğurduğum bir evladım var çok şükür.  Ama anne olmak esir olmak değil ki. Özlemlerimi dile getirdiğimde bana deliymişim gibi bakan insanlara deli oluyorum. Bir de o itici " ay hepimiz çocuk  baktık kolay mı sandın sen öyle" demeleri ! Al eline bıçak  hepsine Harakiri  yap.Ama yapmıyorum  işte. Anlatmaya çalışıyorum. Bunalmış olmam çocuğumu sevmediğimden değil bitmişliğimden. Hayatımda sadece çocuğuma bakmadım ki ben. Tek derdim uykusuzluk da değildi. 
Kimse neyin var demediğinden ara ara ettiğim isyanlara şımarıklık olarak bakıyorlar.birine birşey anlatıyorsam kısacası dertleşiyorsam o benden daha dertli çıkıyor konuşmanın sonunda. Ağrım varsa onların daha çOk var. bir de çok mutluysam mesela.... ya mutsuzlukları ile herşeyi ağzıma sokuyorlar  ya da daha da mutlu olduklarını anlatıp kendi mutluluk seviyemi incelememe sebep oluyorlar. 
Ata da bir garip çocuk. Seyahat edeceğimizi anladığı zaman uyumuyor. Üstüne size kolay görünen bana zulüm yol.
kocaeli - Sabiha Gökçen  Havaalanı sağolsun ki Ferhat abi sayesinde 1 saat 15 dakika civarı sürüyor. 1 2 saat önceden orada olacaksın. Ata annem ben yemek yiyerek arada terasa geçerek bunu da atlatıyoruz. Son anlarda Ata sıkılıyor haklı çocuk tüm havaalanında kovalamaca başlıyor. Uçakta sana yaptımı 50 dakika rötar. . Oh ne ala !!
Milas hava alanına gitmek 50 dakika valiz al falan derken 1 saat ne etti 6 saat ! Ordanda annemin evine geçme faslı var. Normalde havaş ile Bodrum ordan gündoğan oradan da annemin evine gitmek gerek  boyle toplarsak en az 3 saatte bu etti 9 saat.
eheeeey be ! Tabi ikidir sevgili kayın biladerim alıp eve götürüyor da sayesinde maksimum havaalanından çıkınca 1 saate evde oluyoruz. 
Diyeceğim şu ki seyahat zor zanaat. 
Hele öyle çoluk çocuk falan ı - ıh ! evindekinden daha çok koşuyorsun başta. Pahalı memleket bir de. 
Sevmiyorum ben öyle  uzun süre kalmalı şeyleri artık. Haklı gerekçelerimde olduğuna göre  en temizi her fırsat bulduğumda kitap okumak. 
Ancak o zaman dinleniyorum çünkü  onu fark ettim. Deneyin derim..
seyahat ederken kombinlemeyin eşyalarınızı  artik benim gibi. olmuyor 20 oarçanın 9 u giyilmiyor.hatta o 9 parça belki hić giyilmemiş bile olabilir. öyle almışız zamanında  ama. Tipide cazio değil . Korkma tatlım tek değilsin bende yaşıyorum  aynısını.  
Günümüz  tatili haziran aynın  15inde başladı.  Yaklaşık  2 aylık bir serüven. 
hayırlısını dile Gizem  hatta çok dinlenio kilo vereceğine odaklan. Çok tatlısın.
öptüm