10 Haziran 2015 Çarşamba

9 yaş

Insan garip bir varlık. Tüm kayıplara , tüm değişimlere alışıyor. Niye peki ? Bu mücadele neye ? Ne elde ediyorsun da sonunda ayaklarında değil yüreğinde derman kalmayana kadar koşuyorsun. Mutluluk bulaşıcı değil ne yazık ki. Ama hüzün ve keder anında sarıyor dört bir yanını. Duvarlar değil sadece gökyüzü geliyor üzerine bazen. Çıkıp en yüksek tepeye bağırasın haykırasın geliyor. Sanki koca dünya bir olmuş üstüne üstüne geliyor. Hepsi bir yandan. Anlaşmışlar da daha ne derece dibe vurdura biliriz diye yuvarlak masa toplantısı yapıyorlar. Sonuç vurun bir çelme daha..!
tabi bunları anlamam da zaman aldı. Yüreğim ne kadardı ki ?! 
9 yaş...
bir çok şeyin başlangıcıydı benim iÇiN. Alıştığım arkadaşlarım , kaltak ögretmenim , okulda ki sıram , Okşan , balkondan bakınca babamın kapının önünden geçme ihtimali... artık hiç biri yoktu. Okşan vardı. Ama yoktu. Artık sıra arkadaşım değil , okul çıkışlarımız onun güler suratını her gün görme ihtimalim kalmamıştı. OKulların başkalaşması bizim de başkalaşmamızın başıydı. Büyüyorduk ve bundan haberimiz yoktu. Evdeki oyuncaklarımı azaltmak ile başlamıştım halbuki köklü değişime. Barbie bebekler ilgimi çekmemeye başlamıştı. Kaltak öğretmenim sayesinde nefret ettiğim derslerimden yeni şişko oğretmenim sayesinde yeniden sevmeyi çalısmayı öğrenmiştim. Sınıf arkadaşlarım , en yakın arkadaşım olmuş olan Gözde , yeni evimiz , yeni okulum kısacası herşey ve hersey hayatı ögrenmem icin buyuk etki ediyordu. Derslerimi muzik dinlemeden calisamiyordum. Ve ondan sonrada asla sessiz ortamda ders calisamadim. Yatagin uzerinde kaset calarim radyo acik yatagimin uzerinde gecirirdim saatlerimi kalemim defterim ve sisko ogretmenin bize kitledigi tum odevler ile. 
Annemin işleri yoluna girmis artik maddi sıkıntılar son bulmustu. Hic unutmam bir gece annemle salonda tv karsisina gecmis buyuk buyuk eriklerden yiyorduk. Ben koca erigi o kucuk agzima atip yemege calisinca cekirdek bogazimda kaldi.
yutamadim.
YuTkunamadim.
nefes alip veremedim.
annem koca surahi suyu agzimdan iceri bosaltti.
yine gitmedi.
ayaklarimdan tutup tepe takli salladi .
yine gitmedi.
arkamdan sarilip salladi.
olmadi.
enson banyoya kostu ve yere yığıldı.
ayagi kaymisti beni kurtarmak icin her yeri su yaparken. 
Bu arada kac saniye gecti ne oluyor fark etmemeye baslamis sadece mosmor bir yuz ile annemin pesinde kurtulmak icin kosturuyorum. Sanki yasamin sonu gibi. Kardesim yoktu evde. Gozlerim onu aradi. Kurtulmak icin bir insanin nasil mucadele edebilecegini fark ettim. Annem cagresizce kosturuyor aklina gelen herseyi deniyor lakin evladinin gozu onunden gidecegi korkusunu gozlerinden gorebiliyordun. 
BaNyoya kostum ardindan. Annemi oyle gorunce yumrugumu bogazima olduresiye bir darbe ile gecirdim. O sirada garip bir his ile yumusadigini fark etmistim nefes borumun. Sanki o kan dolan suratim yavas yavas pembelesiyor ve normale donuyordu. Ellerimde ki karincalanma gecti. Nefes aldim en derin sekilde. Anneme kostum cani yandi diye. 
Annemin cani yandi ya kendi acim su gibi emilip gitmis onun derdine care olmak icin debelenmeye baslamistim.
9 yadindaydim henuz.
hayatimin 3te 1lik kisMi. 
Babamin dogum gunume zorla katildigi yas hani. Isleri vardi sonucta. Mahalllede tavlamasi gereken bir iki bekar hatun daha vardir belki. 
ne uzuntuydu ama.
hala o aksam gozumun onunden gitmiyor.
Salonun beyaz aydinlatmalari altinda babanemin yavruagzi koltuklarinda oturuyorduk. O odaya sadece ozel gunlerde girilirdi. CiKarkende ayagimizla pembe halida kalkan yerleri duzeltirdik. Koltuklarda beyaz yusufcuk modelleri. Hala onlari kullaniyor ve hala yeni gibi.
buyuk komidinin tepesinde dedemin kazasker avci klubu kimligi ile gittigi avcilik seruvenlerinden gelen kuslar...
korkardim onlardan sanki her an uzerime ucacaklar.
seneler sonra dedem vefat edince istedim de cok eskiler diye vermedi babanem kendide evinde 1 tanesini birakti.
oturma odasinda dedemin uzandigi cekyatin ayak ucuna tvnin tam onune minderler koyardi babanem. Orda otururdum. Arada dedem ince ve uzun oldugum icin misir ineggiiiii gelde su ayaklarimi iki sıkıver derdi. Kosa kosa cikardim koltuga da kolonyalar ile ovardim ayaklarini. Keske yasasaydi da yine ovmayi nasip etseydi Allah. Ne guzel kalpli bir adamdi o. 
Dedem aksam yemegi vakti gelirdi kahveden.bazen ben gider alirdim onu. Yasli amcalarin icine girdigimde hepsi "fevzi beyyy senin minik hanim veldi yemek saati" derdi. Tutardim da elinden oyle gecerdik eve.
o bile halamin yaptigi dogum gunumde erkenden gelmisti eve.halam karpuzun yarisi seklinde kocaman cikolatali pasta yaptirmisti. Uzerinde 9 tane mum. Babamda zorla dahi olsa benim icin gelmisti ya ne buyuk mutluluktu icimi burkan.
kirilmakla mutluluk arasi garip duygular.
mumlarimizi ufledigimiz gibi babam cok yorgun oldugunu soyleyip giris kata tasindigi dairesine inmisti. Bende aksamin o karanliginda annem ve kardesimin yanina. Zaten bir iki sokak asagidayi yeni evimiz.
dedem cok kizardi babama. çocukların ile ilgilen diye her seferinde bagirislarini duyardik. 
Lakin babam annemle bosandiktan sonra kapimizin onunde duran 3 arabamizi satmakla baslamisti ise.
yeni yeni isler kurarak dedeme arsalar sattiriyor onlarinda parasini batiriyordu. O da evlatti onlar icin. Atsan atilmaz satsan satilmaz ne yapsalardi.
olsun varsin..
ne alkolune care bulmus ne evlatlari ile ilgilenmis nede iyi bir evlat olmayi basarmisti sonucta.
okulum Sinif arkadaslarim ve mahallede yani edindigim arkadaslarim unutturmustu bana herseyi. 
Herseye ramen mutluydum.
aNnemin o ozledigim kahkahalari cinlatiyordu yine evimizi.
9 yas ne kudretli bir adimdin sen hayatimda.